

ANKARA AVUKATLIK & DANIŞMANLIK ARABULUCULUK

Ankara Vasi Tayini Avukatı | Avukat Özkan Karaaslan
Vasi Tayini Hakkında Sık Sorulan Sorular ve Yargıtay Kararları
Vasi tayini; yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık, bağımlılık, kötü yaşam tarzı, kötü yönetim ya da kişinin kendi talebi gibi kanunda belirtilen nedenlerle vesayet makamınca değerlendirilen hukuki bir süreçtir. Vasi, vesayet altına alınan kişinin haklarını ve malvarlığını korumak amacıyla mahkeme tarafından görevlendirilir.
Vasi tayini başvurusu, görevli ve yetkili mahkeme, gerekli belgeler, sağlık kurulu raporu, vasinin görev ve sorumlulukları ile vasi değişikliği veya vesayetin kaldırılması gibi konular her dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Ankara vasi tayini avukatı Avukat Özkan Karaaslan, bu sayfada vasi tayini hakkında sık sorulan soruları ve uygulamada önem taşıyan hukuki noktaları açıklamaktadır.
Vasi Tayini Nedir?
Vasi tayini, kanunda belirtilen nedenlerle kendi işlerini gereği gibi yönetemeyen veya korunması gereken kişinin vesayet altına alınarak kendisine bir vasi atanmasıdır. Vasi, vesayet makamının gözetimi altında kısıtlının kişisel ve malvarlığına ilişkin menfaatlerini korur, onu hukuki işlemlerde temsil eder.
Vasi atanması, kişinin bütün haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Vasinin hangi işlemleri yapabileceği ve hangi işlemler için vesayet veya denetim makamından izin alması gerektiği Türk Medeni Kanunu hükümlerine ve mahkeme kararının kapsamına göre belirlenir.
Kimlere Vasi Atanabilir?
Türk Medeni Kanunu uyarınca velayet altında bulunmayan küçükler vesayet altına alınır. Ayrıca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için sürekli yardıma ihtiyaç duyan ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergin kişiler hakkında da kısıtlama kararı verilerek vasi atanabilir.
Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı ya da malvarlığını kötü yönetme nedeniyle kendisini veya ailesini yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan kişiler de kanundaki şartların bulunması hâlinde kısıtlanabilir.
Bir yıl veya daha uzun süreli hapis cezası bakımından ise güncel kanuni düzenleme ve kişinin somut durumu mahkemece ayrıca değerlendirilir.
Vasi Tayini Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Vasi tayini işlemlerinde görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak vesayet altına alınması talep edilen küçüğün veya kısıtlanacak kişinin yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Sulh Hukuk Mahkemesi vesayet makamı, Asliye Hukuk Mahkemesi ise denetim makamı olarak görev yapar. Başvurunun yanlış yerde yapılması sürecin uzamasına yol açabileceğinden kişinin yerleşim yeri ve somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır.
Vasi Tayini İçin Kimler Başvurabilir?
Vasi tayini talebi; eş, çocuklar, anne ve baba, kardeşler veya korunmasında hukuki yararı bulunan diğer ilgili kişiler tarafından yapılabilir. Vesayet altına alınması gereken bir kişinin varlığını öğrenen adli ve idari makamlar ile noterler de durumu yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.
Kişi; yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı nedeniyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini kanıtlaması hâlinde kendi isteğiyle de kısıtlanmasını ve kendisine vasi atanmasını talep edebilir.
Mahkeme, başvuruyu kabul etmeden önce kanuni şartların oluşup oluşmadığını araştırır.
Vasi Tayini İçin Hangi Belgeler Gereklidir?
Vasi tayini başvurusunda öncelikle talebi ve gerekçelerini açıklayan bir dilekçe sunulur. Somut olayın özelliğine göre nüfus kayıt örneği, yerleşim yeri belgesi, sağlık raporları, hastane kayıtları, engellilik raporu, ceza infaz kurumu belgesi ve vasi adayına ilişkin kimlik bilgileri gibi belgeler dosyaya eklenebilir.
Mahkeme gerekli gördüğü belgeleri ilgili kurumlardan kendisi de isteyebilir; tanıkları dinleyebilir, kolluk araştırması yaptırabilir ve uzman görüşüne başvurabilir. Özellikle akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama talep edildiğinde resmî sağlık kurulu raporu önem taşır. Gerekli belgeler her dosyanın nedenine ve koşullarına göre değişebilir.
Vasi Tayini İçin Sağlık Kurulu Raporu Zorunlu mudur?
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama kararı verilebilmesi için resmî sağlık kurulu raporu gereklidir. Mahkeme, kişinin hastalığının hukuki işlemlerini ve günlük yaşamını yönetme yeteneği üzerindeki etkisini bu rapor doğrultusunda değerlendirir.
Hâkim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak kısıtlanması talep edilen kişiyi dinleyebilir ve gerekli görürse ek rapor ya da yeni bir değerlendirme isteyebilir. Vasi tayini başka bir kanuni nedene dayanıyorsa sağlık raporunun gerekip gerekmediği somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
Kimler Vasi Olarak Atanabilir?
Vasi olarak atanacak kişinin ergin ve bu görevi yerine getirebilecek yeterliliğe sahip olması gerekir. Mahkeme, haklı bir engel bulunmadığı takdirde vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini vasi olarak değerlendirebilir. Yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler de dikkate alınır.
Vesayet altına alınacak kişi veya anne ve babası tarafından gösterilen vasi adayı da haklı sebepler bulunmadıkça göz önünde tutulur. Bununla birlikte menfaat çatışması bulunan, görevden alınmış veya kamu hizmetinden yasaklı kişiler ile vesayet dairesi hâkimleri vasi olarak atanamaz.
Vasinin Görev ve Sorumlulukları Nelerdir?
Vasi; vesayet altındaki kişinin kişisel ve mali menfaatlerini korumak, malvarlığını özenle yönetmek ve gerekli hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür. Göreve başladığında yönetilecek malvarlığının defterini tutar ve mahkemenin belirlediği dönemlerde hesap ve faaliyet raporu sunar.
Vasi, görevini vesayet altındaki kişinin yararını gözeterek dürüstlük ve özenle yürütmelidir. Yetkisini aşması, malvarlığını kötü yönetmesi veya görevini ihmal etmesi hâlinde verdiği zarardan sorumlu tutulabilir ve mahkeme tarafından görevden alınabilir.
Vasi, Kısıtlının Malını Satabilir veya Bankadaki Parasını Çekebilir mi?
Vasi, kısıtlının malvarlığını yalnızca onun yararına ve kanuni yetkileri çerçevesinde yönetebilir. Taşınmazların alımı, satımı veya rehnedilmesi gibi önemli işlemler için vesayet makamının izni gerekir. Bazı işlemlerde denetim makamının da izni aranabilir.
Kısıtlının banka hesabından para çekilmesi konusunda hesabın niteliği, paranın kullanım amacı, mahkeme kararındaki yetkiler ve vesayet makamının talimatları dikkate alınır.
Bankalar veya mahkeme ayrıca izin kararı isteyebilir. Bu nedenle taşınmaz satışı ya da yüksek miktarda para çekilmesi gibi işlemler mahkeme izni alınmadan yapılmamalıdır.
Vasinin Görev Süresi Ne Kadardır?
Vasi kural olarak iki yıl için atanır. Vesayet makamı, görev süresi sona erdiğinde vasiyi her defasında ikişer yıllık sürelerle yeniden atayabilir. Dört yıl görev yapan vasi, kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde görevden kaçınma hakkını kullanabilir.
Görev süresinin dolması, vasinin hesap verme ve malvarlığını teslim etme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Yeni vasi atanıncaya veya mahkeme gerekli düzenlemeyi yapıncaya kadar kısıtlının menfaatlerinin korunması gerekir.
Vasi Değiştirilebilir veya Görevden Alınabilir mi?
Vasinin görevini ağır biçimde ihmal etmesi, yetkilerini kötüye kullanması, güven sarsıcı davranışlarda bulunması veya görevini gereği gibi yerine getirememesi hâlinde vesayet makamı tarafından görevden alınması mümkündür. Gecikmesinde tehlike bulunan durumlarda mahkeme, kesin karar verilinceye kadar vasinin görevini geçici olarak durdurabilir ve gerekli koruyucu önlemleri alabilir.
Kısıtlı, yakınları veya hukuki yararı bulunan ilgililer vasinin değiştirilmesini gerekçeleri ve delilleriyle birlikte vesayet makamından talep edebilir. Mahkeme vasiyi dinleyerek dosyadaki bilgi ve belgeler doğrultusunda kısıtlının menfaatine uygun bir karar verir.
Vesayet ve Kısıtlılık Kararı Nasıl Kaldırılır?
Kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkması hâlinde vesayet makamından kısıtlılığın kaldırılması talep edilebilir. Başvuruyu kısıtlı kişi, vasisi veya hukuki yararı bulunan ilgililer yapabilir. Mahkeme, kısıtlama nedeninin devam edip etmediğini araştırarak karar verir.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle verilmiş kısıtlama kararının kaldırılmasında resmî sağlık kurulu raporu aranır. Diğer kısıtlama nedenlerinde ise kişinin yaşam koşulları, davranışları, malvarlığını yönetme yeterliliği ve dosyaya sunulan deliller değerlendirilir.
Vesayet, mahkeme kararı verilmeden kendiliğinden sona ermiş kabul edilmemelidir.
Yargıtay Kararları Işığında Vasi Tayini ve Vesayet
Resmî Sağlık Kurulu Raporunun Önemi
Yargıtay uygulamasında, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama kararı verilebilmesi için resmî sağlık kurulu raporunun alınması zorunlu kabul edilmektedir.
Raporda yalnızca hastalığın teşhis edilmesi yeterli değildir; hastalığın kişinin işlerini yönetme yeteneği üzerindeki etkisinin ve vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemenin eksik veya yetersiz raporla karar vermesi, gerektiğinde kişiyi dinlememesi ya da çelişkili tıbbi bulguları gidermeden hüküm kurması usul ve kanuna aykırılık oluşturabilir. Bu nedenle sağlık kurulu raporu, diğer deliller ve kişinin somut yaşam koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Kısıtlanması Talep Edilen Kişinin Dinlenmesi
Yargıtay uygulamasında vesayet kararının kişinin hukuki durumunu ve temel haklarını doğrudan etkilediği vurgulanmaktadır. Bu nedenle mahkeme, kanuni istisnalar dışında kısıtlanması talep edilen kişiyi dinlemeli; kişinin beyanlarını, sağlık durumunu ve kendi işlerini yönetme kabiliyetini değerlendirmelidir.
Kişinin dinlenmeden, savunma ve açıklama imkânı sağlanmadan veya dosyadaki deliller yeterince araştırılmadan kısıtlanmasına karar verilmesi bozma nedeni oluşturabilir. İnceleme, yalnızca yakınların beyanlarına dayandırılmamalı; tüm deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Vasi Adayının Uygunluğu ve Menfaat Çatışması
Yargıtay uygulamasına göre vasi seçiminde temel ölçüt, vesayet altına alınacak kişinin korunması ve menfaatidir. Akrabalık ilişkisi tek başına vasi olarak atanmak için yeterli değildir.
Vasi adayının kişisel durumu, güvenilirliği, kısıtlıyla ilişkisi ve görevi yerine getirme yeterliliği araştırılmalıdır.
Vasi adayı ile kısıtlı arasında malvarlığı, miras veya devam eden bir dava nedeniyle menfaat çatışması bulunması hâlinde bu durum özellikle değerlendirilmelidir. Mahkeme, kısıtlının haklarının zarar görmemesi için gerektiğinde başka bir vasi ya da belirli bir iş için kayyım atanmasına karar verebilir.
Kısıtlama Yerine Daha Hafif Koruma Tedbirlerinin Değerlendirilmesi
Yargıtay uygulamasında kısıtlama ve vasi atanması, kişinin fiil ehliyetini doğrudan etkileyen ağır bir koruma tedbiri olarak değerlendirilmektedir. Mahkeme, somut olayda tam kısıtlama gerekip gerekmediğini araştırmalı; kişinin korunmasının yasal danışman atanması veya başka bir koruyucu tedbirle sağlanıp sağlanamayacağını da incelemelidir.
Amaç kişiyi cezalandırmak ya da iradesini gereksiz biçimde sınırlandırmak değil, ihtiyaç duyduğu ölçüde korumaktır. Bu nedenle verilecek karar, mevcut tehlike ve korunma ihtiyacıyla ölçülü olmalı; kısıtlama nedenleri somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Vasinin Malvarlığı İşlemlerinde Mahkeme İzni
Yargıtay uygulamasında vasi, kısıtlının malvarlığı üzerinde sınırsız tasarruf yetkisine sahip değildir. Taşınmaz satışı, rehin, önemli miktarda para kullanımı ve olağan yönetim sınırlarını aşan işlemlerde kanunun öngördüğü mahkeme izinlerinin alınması gerekir.
İzin incelemesinde yapılacak işlemin kısıtlının yararına olup olmadığı, zorunluluk bulunup bulunmadığı ve malvarlığında kayba yol açıp açmayacağı değerlendirilmelidir.
Mahkeme izni gerektiren bir işlemin izinsiz yapılması, işlemin hukuki geçerliliği ile vasinin sorumluluğu bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2017/7226 Esas, 2017/14849 Karar sayılı ve 08.11.2017 tarihli kararı
Kısıtlı adayına ilişkin sağlık kurulu raporları arasında, vasi tayininin gerekli olup olmadığı konusunda çelişki bulunduğu belirlenmiştir.
Daire, bu çelişkiler giderilmeden eksik incelemeyle vesayetin devamına karar verilmesini doğru bulmamış; yeniden rapor alınması ve gerekirse ilgili ihtisas dairesinden değerlendirme yaptırılması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2017/1069 Esas, 2017/2893 Karar sayılı ve 02.03.2017 tarihli kararı
Aradan uzun süre geçmesi nedeniyle kısıtlanması talep edilen kişinin sağlık durumunun değişmiş olabileceği belirtilmiştir. Daire, kişinin yeniden hastaneye sevk edilerek vasi tayininin gerekip gerekmediği konusunda güncel sağlık kurulu raporu alınması ve gerekli görülürse kısıtlı adayının mahkeme tarafından dinlenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu araştırmalar yapılmadan davanın reddedilmesi eksik inceleme kabul edilerek karar bozulmuştur.
Vasi Tayini Sürecinde Hukuki Destek
Vasi tayini ve vesayet işlemleri; kişinin özgürlüğünü, hukuki ehliyetini ve mal varlığının yönetimini doğrudan etkileyen hassas süreçlerdir. Sağlık kurulu raporlarının alınması, kısıtlı adayının dinlenmesi, uygun vasi adayının belirlenmesi ve gerekli mahkeme izinlerinin tamamlanması somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Ankara vasi tayini avukatı Avukat Özkan Karaaslan; vasi atanması, vasinin değiştirilmesi veya görevden alınması, vesayetin kaldırılması, kısıtlıya ait taşınmazların satışı ve bankadaki paranın kullanılması için izin alınması gibi vesayet hukukuna ilişkin işlemlerde hukuki destek sunmaktadır. Sürecin doğru ve eksiksiz yürütülmesi için Avukat Özkan Karaaslan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu sayfadaki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Her uyuşmazlık kendi koşulları içerisinde ayrıca değerlendirilmelidir.

© 2025 Özkan Karaaslan Avukatlık, Danışmanlık & Arabuluculuk. İçeriklerin izinsiz kullanımı yasaktır.


