

ANKARA AVUKATLIK & DANIŞMANLIK ARABULUCULUK

Ankara İcra ve İflas Avukatı | Avukat Özkan Karaaslan
İcra Takibi, Alacak Tahsili ve İflas Hukukuİcra ve iflas hukuku
borçların devlet gücü aracılığıyla tahsil edilmesini, mahkeme kararlarının yerine getirilmesini, borçlunun mal varlığına haciz uygulanmasını ve kanuni koşulları bulunan kişilerin iflas süreçlerini düzenleyen hukuk alanıdır.
Ödenmeyen para alacakları, senet ve çekler, mahkeme kararları, kira alacakları, tahliye talepleri, rehinli alacaklar ve ticari borçlar farklı icra takiplerine konu olabilir.İcra takibinin türünün doğru belirlenmesi, ödeme veya icra emrindeki sürelerin takip edilmesi, itirazların yetkili mercie zamanında sunulması ve haciz işlemlerinin kanuna uygun yürütülmesi büyük önem taşır.
Ankara Avukatı Özkan Karaaslan, ilamlı ve ilamsız icra takipleri başta olmak üzere borca ve imzaya itiraz, itirazın iptali, itirazın kaldırılması, menfi tespit, istirdat, icra şikâyeti, haciz ve iflas süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.İcra ve
İflas Hukuku Nedir?
İcra ve iflas hukuku, borcunu kendiliğinden yerine getirmeyen borçluya karşı alacaklının devletin yetkili organlarına başvurarak alacağını tahsil etmesini sağlayan kuralları düzenler.Alacaklının borçluya karşı kendi imkânlarıyla zor kullanması mümkün değildir.
Cebrî icra işlemleri, icra daireleri ve mahkemeler aracılığıyla yürütülür.İcra ve iflas hukukunda başlıca şu takip ve davalar bulunmaktadır:
İlamsız icra takibi,İlamlı icra takibi,Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip,Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip,Kira alacağı ve tahliye takibi,İpotekli alacakların takibi,İflas yoluyla takip,İtirazın iptali davası,İtirazın kaldırılması,Menfi tespit ve istirdat davaları,İcra şikâyeti,İstihkak davaları,Tasarrufun iptali davaları.Takip türünün yanlış seçilmesi, yetki ve sürelerin dikkate alınmaması veya belgelerin eksik sunulması hak kaybına ve takibin uzamasına neden olabilir.
İlamsız İcra Takibi Nedir?
İlamsız icra takibi, alacaklının elinde bir mahkeme kararı bulunmadan para veya teminat alacağının tahsili amacıyla başlatabileceği takip yoludur.
Alacaklının takip başlatabilmesi için her zaman senet veya yazılı sözleşme sunması gerekmez. Ancak borçlunun takibe itiraz etmesi hâlinde alacağın dayanağının hukuka uygun delillerle kanıtlanması gerekir.
İlamsız icra takibi genel olarak şu aşamalardan oluşur:İcra dairesine takip talebinde bulunulması,Borçlu adına ödeme emri düzenlenmesi,Ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi,Borçlunun ödeme yapması veya itiraz etmesi,Takibin kesinleşmesi,Haciz işlemleri,Haczedilen malların satışı,Alacağın tahsil edilmesi.
Ankara icra avukatı olarak hukuki destek sunan Ankara Avukatı Özkan Karaaslan, alacağın belgelerinin incelenmesi, uygun takip türünün belirlenmesi ve icra işlemlerinin yürütülmesi konularında çalışmalar gerçekleştirmektedir.
Ödeme Emri Nedir?
Ödeme emri, icra takibinin başlatıldığını ve borçlunun borcu ödemesi veya kanuni süresi içinde itiraz etmesi gerektiğini bildiren resmî belgedir.
Ödeme emrinde genel olarak:Alacaklının ve borçlunun bilgileri,Talep edilen alacak miktarı,Faiz oranı ve başlangıç tarihi,Borcun dayanağı,Ödeme süresi,İtiraz süresi ve mercii,İtiraz edilmemesinin sonuçlarıgösterilir.
Ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmesi sürelerin başlaması bakımından önemlidir. Usulsüz tebligat yapılması hâlinde tebliğ tarihinin düzeltilmesi veya ilgili işlemin iptali gündeme gelebilir.
İlamsız İcra Takibine İtiraz
Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren kural olarak yedi gün içinde borca, faize, yetkiye veya imzaya itiraz edebilir.
İtiraz süresi içinde yapılırsa takip, itiraz edilen bölüm yönünden durur. Borçlu borcun yalnızca bir kısmına itiraz ediyorsa itiraz ettiği miktarı açıkça belirtmelidir.
İtirazın içeriği daha sonraki yargılama aşamalarını etkileyebilir. Özellikle imzaya itiraz, yetki itirazı ve kısmi itiraz bakımından kanuni koşullara uygun, açık bir beyanda bulunulması gerekir.
Sürenin hesaplanması takip türüne ve tebligatın niteliğine göre değişebileceğinden ödeme emrinin gecikmeden incelenmesi önemlidir.
Borca İtiraz
Borçlu;Borcun hiç doğmadığını,Borcun ödendiğini,Alacağın zamanaşımına uğradığını,Talep edilen miktarın yanlış olduğunu,Faiz oranına veya faizin başlangıcına itiraz ettiğini,Borcun sona erdiğiniileri sürerek borca itiraz edebilir.
Borca itirazın süresi içinde ve yetkili icra dairesine yapılması gerekir. İtiraz üzerine takip durduğunda alacaklının takibe devam edebilmesi için kanunda belirtilen hukuki yollardan birine başvurması gerekir.
İmzaya İtiraz
Takip adi bir senede dayanıyorsa borçlu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ayrıca ve açıkça ileri sürebilir.
İmzaya itirazın genel ifadelerle değil, açık biçimde yapılması gerekir. İmzanın borçluya ait olup olmadığı gerektiğinde bilirkişi incelemesi, karşılaştırma belgeleri ve diğer deliller aracılığıyla belirlenir.
Kambiyo senetlerine özgü takiplerde imzaya itirazın mercii, süresi ve sonuçları genel haciz yolundan farklıdır.
Yetkiye İtiraz
Borçlu, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını düşünüyorsa süresi içinde yetkiye itiraz edebilir.
Yetki itirazında yetkili olduğu ileri sürülen icra dairesinin doğru biçimde gösterilmesi gerekebilir. Borçlunun yalnızca yetkisizlik iddiasında bulunması her durumda yeterli olmayabilir.
Yetkili icra dairesi belirlenirken borçlunun yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri, taraflar arasındaki yetki sözleşmesi ve alacağın niteliği değerlendirilir.
Gecikmiş İtiraz
Borçlu, kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresi içinde ödeme emrine itiraz edememişse kanuni koşullarının bulunması hâlinde gecikmiş itiraz yoluna başvurabilir.
Hastalık, doğal afet veya kişinin iradesi dışında gelişen başka bir engel gecikmiş itirazın değerlendirilmesine konu olabilir.Gecikmiş itiraz bakımından engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren başlayan kısa sürelerin takip edilmesi gerekir.
İtirazın İptali Davası
Borçlunun ilamsız icra takibine itiraz etmesi üzerine duran takibin devamını sağlamak isteyen alacaklı, kanuni koşulların bulunması hâlinde itirazın iptali davası açabilir.İtirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren kural olarak bir yıl içinde açılmalıdır.
Mahkeme, alacağın varlığını ve borçlunun itirazının haklı olup olmadığını genel hükümlere göre inceler.
Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa itiraz iptal edilir ve takip kaldığı yerden devam edebilir.Koşulları oluştuğunda borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesi talep edilebilir.
Davanın reddedilmesi hâlinde ise kötü niyetli alacaklı aleyhine tazminat gündeme gelebilir.
Ankara Avukatı Özkan Karaaslan, itirazın iptali davalarında takibin dayanağının, alacağın belgelerinin ve itiraz nedenlerinin birlikte değerlendirilmesine yönelik hukuki destek sunmaktadır.
İtirazın Kaldırılması
Alacaklının elinde İcra ve İflas Kanunu’nda belirtilen belgelerden biri bulunuyorsa, itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurulabilir.
İtirazın kaldırılması genel mahkemede görülen bir alacak davası değildir. İcra mahkemesi incelemesini kanunda sınırlı olarak belirtilen belgeler üzerinden gerçekleştirir.
İtirazın kaldırılması talebi bakımından kural olarak itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı aylık süre bulunmaktadır.
Alacaklının elindeki belgenin niteliği ve borçlunun itirazının içeriği, itirazın kaldırılması yoluna başvurulup başvurulamayacağını belirler.
İtirazın İptali ile İtirazın Kaldırılması Arasındaki Fark
İtirazın iptali davası genel görevli mahkemede, genel yargılama hükümlerine göre görülür.
Taraflar kanuni sınırlamalar içinde her türlü delile dayanabilir.
İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinde ve sınırlı belgeler üzerinden incelenir.Başvuru süreleri ve hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.
Alacaklının elindeki belgeler değerlendirilerek hangi yöntemin uygun olduğu belirlenmelidir.
İlamlı İcra Takibi
İlamlı icra takibi, mahkemelerin verdiği kararların ve kanunda ilam niteliğinde kabul edilen belgelerin yerine getirilmesi amacıyla başlatılır.
İlamlı icraya konu olabilecek kararlar arasında:Para alacağına ilişkin mahkeme kararları,Taşınmazın tahliyesi veya teslimi,Taşınır malın teslimi,Çocukla kişisel ilişki dışındaki ilamların icrası,Bir işin yapılması veya yapılmaması,İrtifak hakkına ilişkin kararlarbulunabilir.
Her mahkeme kararının kesinleşmeden icraya konulması mümkün değildir. Kararın konusu ve özel kanun hükümleri dikkate alınarak kesinleşme şartı bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
İcranın Geri Bırakılması
İlamlı icra takibine konu kararın istinaf veya temyiz edilmesi, kural olarak icrayı kendiliğinden durdurmaz.
Borçlu, kanuni koşulların bulunması ve gerekli teminatın gösterilmesi hâlinde icranın geri bırakılmasını talep edebilir.
Başvuruda takip dosyası, kanun yolu başvurusu, kapak hesabı ve teminat işlemleri önem taşır. İşlemlerin süresi içinde ve doğru mercilerde yapılması gerekir.
Kambiyo Senetlerine Özgü İcra Takibi
Çek, bono ve poliçeden kaynaklanan alacaklar için kanuni şartları bulunuyorsa kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılabilir.
İcra dairesi senedin kambiyo senedi niteliğinde olup olmadığını ve alacaklının takip hakkını belge üzerinden inceler.Borçlu;Senedin kambiyo vasfı bulunmadığını,İmzanın kendisine ait olmadığını,Borcun bulunmadığını veya sona erdiğini,Alacağın zamanaşımına uğradığını,Takibin yetkisiz yerde başlatıldığınıileri sürebilir.
Kambiyo takiplerinde itiraz ve şikâyet süreleri genel ilamsız takipten farklı ve daha kısadır. Ödeme emrinin tebliği üzerine gecikmeden hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
Menfi Tespit Davası
Menfi tespit davası, bir kişinin ileri sürülen borçtan sorumlu olmadığının belirlenmesi amacıyla açılır.
Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında menfi tespit davası açabilir.
Davanın takipten önce veya sonra açılması, icra takibinin durdurulması bakımından farklı sonuçlar doğurur.
Menfi tespit davası açılması icra takibini her durumda kendiliğinden durdurmaz.
Takibin bulunduğu aşama, teminat ve ihtiyati tedbir koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Dava sonunda borcun bulunmadığı tespit edilirse takibin hukuki durumu verilen karar doğrultusunda belirlenir.
Koşulları varsa kötü niyet tazminatı talep edilebilir.
istirdat Davası
Borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kalan kişi, kanuni koşulları bulunuyorsa ödediği paranın geri alınması amacıyla istirdat davası açabilir.
İstirdat davasının, paranın ödendiği tarihten itibaren kural olarak bir yıl içinde açılması gerekir.
Davacı, borçlu olmadığını ve ödemenin icra takibi baskısı altında gerçekleştirildiğini kanıtlamalıdır.
Menfi tespit davası devam ederken borcun ödenmesi hâlinde dava, koşullarına göre istirdat davası olarak devam edebilir.
İcra Takibinde Haciz
Haciz, kesinleşen icra takibinde borçlunun mal ve haklarına alacağın tahsili amacıyla hukuken el konulmasıdır.
Haciz işlemi şu mal ve haklar üzerinde uygulanabilir:Banka hesapları,Maaş ve ücret,Taşınır mallar,Taşınmazlar,Araçlar,Şirket hisseleri,Üçüncü kişilerde bulunan alacaklar,Diğer ekonomik haklar.Haciz işlemlerinde borçlunun ekonomik değeri bulunan mal ve hakları araştırılabilir.
Ancak kanunda tamamen veya kısmen haczedilemeyeceği belirtilen mal ve haklar bulunmaktadır.
Maaş Haczi
Borçlunun maaşı veya düzenli ücreti üzerine haciz konulabilir. Kesilecek miktar, alacağın niteliğine ve kanundaki sınırlamalara göre belirlenir.Nafaka alacakları ve birden fazla haczin bulunması gibi durumlarda özel hükümler uygulanabilir.
İşverenin haciz müzekkeresine süresi içinde cevap verme ve kesintileri icra dosyasına gönderme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Emekli aylıkları bakımından ise alacağın türü, özel kanun hükümleri ve borçlunun rızası ayrıca değerlendirilmelidir.
Banka Hesaplarına Haciz
Borçlunun bankalardaki mevduat ve diğer alacakları üzerine elektronik ortamda haciz uygulanabilir.
Bankaya haciz bildiriminin ulaşması üzerine borçlunun mevcut hak ve alacakları kanuni kapsam içinde bloke edilebilir.
Hesaptaki paranın tamamının haczedilip haczedilemeyeceği paranın kaynağına ve özel koruma hükümlerine göre değişebilir.Maaş, emekli aylığı, sosyal yardım veya haczedilemeyen başka bir ödeme bulunduğu ileri sürülüyorsa hesabın ve ödeme kaynağının belgelerle değerlendirilmesi gerekir.
Haczedilemeyen Mallar
Borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli bazı mal ve haklar tamamen veya kısmen haczedilemez.
Haczedilmezlik değerlendirmesinde:Malın niteliği,Borçlunun mesleği,Borçlu ve ailesinin ihtiyaçları,Alacağın türü,Malın ekonomik değeridikkate alınabilir.Bir malın haczedilemez olduğu düşünülüyorsa icra mahkemesine süresi içinde şikâyette bulunulması gerekebilir.
Meskeniyet Şikâyeti
Borçlunun hâline münasip evi, kanuni koşullar çerçevesinde haczedilmezlik korumasından yararlanabilir. Bu koruma sınırsız değildir.
Taşınmazın değeri borçlunun durumuna uygun bir konut edinmesi için gereken miktardan fazla ise satış yapılarak uygun bedelin borçluya bırakılması gündeme gelebilir.
Meskeniyet iddiasında borçlunun ve ailesinin sosyal durumu, ihtiyaçları, taşınmazın değeri ve bölgesel konut koşulları değerlendirilir.
Üçüncü Kişilerdeki Alacakların Haczi
Borçlunun banka, işveren, müşteri veya başka bir üçüncü kişide bulunan alacağı üzerine haciz ihbarnamesi gönderilebilir.
Haciz ihbarnamesini alan üçüncü kişinin borçluya borcu veya teslim etmesi gereken malı bulunmadığını düşünmesi hâlinde kanuni süresi içinde itiraz etmesi gerekir.
Süresi içinde cevap verilmemesi üçüncü kişi bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle haciz ihbarnamelerinin gecikmeden incelenmesi önemlidir.
Hacizde İstihkak Davası
Borçlunun elinde haczedilen malın kendisine ait olduğunu ileri süren üçüncü kişi, istihkak iddiasında bulunabilir.
İstihkak uyuşmazlığında malın kimin elinde haczedildiği, faturalar, ödeme belgeleri, sözleşmeler, ticari defterler ve fiilî kullanım durumu değerlendirilir.
Malın borçluya ait olduğu yönündeki karine ile üçüncü kişinin sunduğu deliller birlikte incelenir. İstihkak prosedüründeki kısa sürelerin dikkatle takip edilmesi gerekir.
Haczedilen Malların Satışı
Haczedilen malın paraya çevrilmesi için kanuni süre içinde satış talebinde bulunulması ve gerekli giderlerin yatırılması gerekir.
Satış işlemleri elektronik ortamda açık artırma yöntemiyle gerçekleştirilebilir. Satış ilanı, kıymet takdiri, artırma şartları ve ihale süreci kanunda belirtilen usule uygun yürütülmelidir.
Satış talebinin süresinde yapılmaması veya giderlerin yatırılmaması haczin düşmesine neden olabilir.
Kıymet Takdirine İtiraz
Haczedilen taşınır veya taşınmazın değeri bilirkişi aracılığıyla belirlenebilir.
Taraflar kıymet takdirinin gerçeği yansıtmadığını düşünüyorsa kanuni süre içinde itiraz edebilir.Kıymet takdirine itirazda taşınmazın veya malın özellikleri, emsal değerler, imar durumu, gelir kapasitesi ve piyasa koşulları önem taşır.
Sürelerin kaçırılması, belirlenen değerin satış sürecinde esas alınmasına neden olabilir.
İhalenin Feshi
İcra yoluyla yapılan satışta kanuna aykırılık bulunması ve bu aykırılığın ilgilinin menfaatini etkilemesi hâlinde ihalenin feshi talep edilebilir.İhalenin feshi nedenleri arasında:Satış ilanındaki usulsüzlükler,Tebligat hataları,Artırmaya katılımın engellenmesi,İhaleye fesat karıştırılması,Malın önemli özelliklerinin yanlış gösterilmesi,Satış usulüne aykırılıkbulunabilir.İhalenin feshi bakımından görevli merci, dava hakkı, teminat ve başvuru süreleri dikkatle incelenmelidir.
İcra Memuru İşlemine Karşı Şikâyet
İcra ve iflas dairelerinin kanuna aykırı işlemlerine, bir hakkın yerine getirilmemesine veya işlemin gereksiz yere sürüncemede bırakılmasına karşı icra mahkemesine şikâyette bulunulabilir.
Şikâyet bir dava veya borca itiraz değildir. İcra dairesinin yaptığı işlemin kanuna uygunluğunun denetlenmesini sağlar.
Şikâyetin süresi işlemin niteliğine göre değişebilir.
Kamu düzenine aykırı veya bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin bazı durumlarda süresiz şikâyet gündeme gelebilir.
Usulsüz Tebligat Şikâyeti
Ödeme emri, icra emri veya diğer takip belgelerinin Tebligat Kanunu’na aykırı biçimde tebliğ edilmesi hâlinde usulsüz tebligat şikâyeti yapılabilir.
Usulsüz tebligat kendiliğinden her durumda geçersiz sayılmaz.
Muhatap tebligatı öğrendiğini bildirirse öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilebilir.Tebliğ tarihinin düzeltilmesi, itiraz ve şikâyet sürelerinin yeniden değerlendirilmesini sağlayabilir.
Öğrenme tarihinin kanıtlanması önemlidir.
Tasarrufun İptali Davası
Borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı bazı işlemlerin alacaklıya karşı hükümsüz hâle getirilmesi için tasarrufun iptali davası açılabilir.
Bu dava tapu kaydının tamamen iptal edilmesini değil, alacaklıya dava konusu mal üzerinde cebrî icra yetkisi verilmesini amaçlar.
Borçlunun yakınlarına yaptığı devirler, gerçek değerinin çok altında gerçekleştirilen satışlar veya alacaklılara zarar verme amacı taşıyan işlemler somut olayın özelliklerine göre incelenebilir.
Tasarrufun iptali davasının özel dava şartları ve hak düşürücü süreleri bulunmaktadır.
İhtiyati Haciz
İhtiyati haciz, para alacağının güvence altına alınması amacıyla borçlunun mal varlığına geçici olarak haciz konulmasını sağlayan hukuki korumadır.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın niteliği ve kanunda belirtilen koşulların bulunması gerekir. Mahkeme alacaklıdan teminat göstermesini isteyebilir.
Kararın uygulanması, tamamlayıcı işlemler ve borçlunun itirazı bakımından kısa süreler bulunmaktadır.
İhtiyati haciz, kesin haciz veya alacağın tahsil edildiği anlamına gelmez.
Kira Alacağı ve Tahliye Takibi
Kiraya veren, ödenmeyen kira bedellerinin tahsili ve kanuni koşulların bulunması hâlinde kiracının tahliyesi için icra takibi başlatabilir.
Kira takiplerinde ödeme emrinin türü, kira sözleşmesi, ödenmeyen aylar, ödeme ve itiraz süreleri önemlidir.
Kiracının kira sözleşmesine, borca veya imzaya itiraz etmesi hâlinde takip durabilir.
Takibin devamı ve tahliye için icra mahkemesine veya görevli mahkemeye başvurulması gerekebilir.
İpotek ve Rehnin Paraya Çevrilmesi
Bir alacak taşınır rehni veya ipotekle güvence altına alınmışsa kural olarak önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurulması gerekebilir.
Rehnin veya ipoteğin kapsamı, alacağın muaccel olup olmadığı, faiz ve takip koşulları ilgili sözleşme ve resmî belgeler üzerinden değerlendirilir.
İpotekli takipte ipoteğin türüne göre ödeme emri veya icra emri düzenlenebilir. İtiraz ve şikâyet yolları takip türüne göre değişir.
İflas Nedir?
İflas, kanunda iflasa tabi olduğu belirtilen borçlunun haczi mümkün olan bütün mal varlığının tasfiye edilerek alacaklıların kanundaki sıraya göre karşılanmasını sağlayan toplu takip yoludur.
İflasa tabi kişiler arasında kural olarak tacirler ve kanunda özel olarak belirtilen kişiler bulunur.
İflas yoluyla takip şu şekillerde gündeme gelebilir:Adi iflas yoluyla takip,Kambiyo senetlerine özgü iflas yolu,Doğrudan iflas,Borçlunun kendi iflasını istemesi.
İflas kararıyla borçlunun mal varlığı iflas masasına girer ve tasfiye işlemleri iflas idaresi tarafından yürütülür.
Konkordato
Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi bulunan borçlunun, alacaklılarıyla mahkeme denetiminde yeniden yapılandırma anlaşması yapmasını sağlayan hukuki kurumdur.
Konkordato sürecinde geçici ve kesin mühlet, konkordato komiseri, alacakların bildirilmesi, alacaklılar toplantısı ve projenin mahkeme tarafından tasdiki gibi aşamalar bulunur.
Konkordato her borçlu bakımından otomatik bir borç erteleme yöntemi değildir. Borçlunun mali durumu, ödeme projesinin uygulanabilirliği ve alacaklıların kanuni çoğunluğu değerlendirilir.
Ankara İcra ve İflas Avukatı Özkan Karaaslan
İcra takiplerinde sürelerin kısa olması, yanlış takip türünün seçilmesi veya süresi içinde itiraz edilmemesi ciddi hak kayıplarına neden olabilir.
Ankara Avukatı Özkan Karaaslan; alacaklılar bakımından icra takibinin başlatılması, alacağın tahsili, haciz ve satış işlemleri; borçlular bakımından ise borca ve imzaya itiraz, menfi tespit, istirdat ve icra şikâyeti süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Avukat Özkan Karaaslan Hukuk Bürosu tarafından takip dosyasının belgeleri, alacağın dayanağı, tebligatlar, süreler ve uygulanabilecek hukuki yollar birlikte değerlendirilerek icra sürecinin dikkatle yürütülmesi amaçlanmaktadır.
İcra ve İflas Hukuku Hakkında Sık Sorulan Sorular
İlamsız icra takibi için senet gerekli midir?
Hayır. Para ve teminat alacağı için alacaklının elinde senet bulunmasa da ilamsız takip başlatılabilir. Ancak itiraz hâlinde alacağın hukuka uygun delillerle kanıtlanması gerekir.
Ödeme emrine kaç gün içinde itiraz edilir?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilir. Diğer takip türlerinde farklı süreler uygulanabilir.
İcra takibine itiraz edilirse ne olur?
Süresi içinde yapılan itiraz, takibi itiraz edilen bölüm yönünden durdurur. Alacaklı itirazın iptali veya kaldırılması yollarından uygun olana başvurabilir.
İtirazın iptali davası ne zaman açılır?
Dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren kural olarak bir yıl içinde açılmalıdır.
İtirazın kaldırılması için süre ne kadardır?
İtirazın kaldırılması talebi kural olarak itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
İcra inkâr tazminatı nedir?
Borçlunun itirazının haksız bulunması ve diğer kanuni koşulların oluşması hâlinde alacaklı lehine hükmedilebilen tazminattır. Her itirazın iptali davasında otomatik olarak uygulanmaz.
Borçlu olmadığım hâlde icra takibi başlatılırsa ne yapabilirim?
Takibin türüne ve aşamasına göre ödeme emrine itiraz, menfi tespit davası veya başka hukuki yollar değerlendirilebilir. Süreler nedeniyle ödeme emrinin gecikmeden incelenmesi gerekir.
Borçlu olmadığım parayı icra dosyasına ödediysem geri alabilir miyim?
Kanuni koşulların bulunması hâlinde istirdat davası açılabilir. Dava için ödemenin yapıldığı tarihten başlayan süre dikkate alınmalıdır.
İcra takibi kendiliğinden durur mu?
İtiraz veya dava açılması takibi her durumda kendiliğinden durdurmaz. Takip türü ve talep edilen hukuki koruma ayrıca değerlendirilmelidir.
Maaşın tamamı haczedilebilir mi?
Kural olarak maaşın tamamı haczedilemez. Kesinti oranı, alacağın niteliği ve özel kanun hükümlerine göre belirlenir.
Emekli maaşına haciz konulabilir mi?
Emekli aylığının haczi; alacağın türüne, borçlunun rızasına ve özel kanun hükümlerine göre değerlendirilir. Nafaka alacakları bakımından farklı hükümler uygulanabilir.
Borçlunun evi haczedilebilir mi?
Borçlunun hâline münasip evi kanuni koşullar çerçevesinde haczedilmezlik korumasından yararlanabilir. Ancak taşınmazın değeri ve borçlunun ihtiyaçları dikkate alınır.
Banka hesabımdaki para neden bloke edildi?
Kesinleşen icra takibi kapsamında bankaya elektronik haciz bildirisi gönderilmiş olabilir. Hesaptaki paranın kaynağı ve haczedilebilirliği ayrıca incelenmelidir.
İcra dairesinin işlemine nasıl itiraz edilir?
İcra dairesinin kanuna aykırı işlemlerine karşı, işlemin niteliğine göre icra mahkemesine şikâyette bulunulabilir. Şikâyet süreleri kısa olabileceğinden işlem gecikmeden incelenmelidir.
İcra dosyası kapandığında hacizler otomatik kalkar mı?
Dosyanın kapanmasıyla hacizlerin kaldırılması için icra dairesinde gerekli işlemlerin yapılması gerekebilir.
Tapu, banka veya araç kayıtlarındaki hacizlerin kaldırıldığı ayrıca kontrol edilmelidir.
İcra takibi ne kadar sürer?
Takibin süresi borçlunun itirazına, mal varlığının bulunmasına, haciz ve satış işlemlerine göre değişir. Kesin bir süre verilmesi mümkün değildir.
Hukuki Destek ve İletişim
İlamsız veya ilamlı icra takibi, borca ve imzaya itiraz, itirazın iptali, itirazın kaldırılması, menfi tespit, istirdat, haciz, satış ve iflas süreçlerinin değerlendirilmesi için Ankara Avukatı Özkan Karaaslan ile iletişime geçebilirsiniz.
© 2025 Özkan Karaaslan Avukatlık, Danışmanlık & Arabuluculuk. İçeriklerin izinsiz kullanımı yasaktır.


