

ANKARA AVUKATLIK & DANIŞMANLIK ARABULUCULUK

Ankara Medeni Hukuk Avukatı | Avukat Özkan Karaaslan
Medeni Hukuk ve Kişiler Hukuku Davaları
Medeni hukuk; kişilerin doğumundan ölümüne kadar sahip oldukları hakları, hukuki ehliyetlerini, aile ilişkilerini, miraslarını ve mal varlıkları üzerindeki yetkilerini düzenleyen temel özel hukuk alanıdır.Ad ve soyadının değiştirilmesi, nüfus kaydındaki yanlışlıkların düzeltilmesi, kişilik haklarına yapılan saldırıların önlenmesi, kişinin hukuki işlem ehliyeti, yerleşim yeri, gaiplik, dernekler, vakıflar ve diğer kişiler hukuku uyuşmazlıkları medeni hukuk kapsamında değerlendirilebilir.Medeni hukuk uyuşmazlıklarında nüfus kayıtları, resmî belgeler, sağlık raporları, sözleşmeler, tanık anlatımları, elektronik kayıtlar ve diğer deliller birlikte incelenmelidir.Ankara Avukatı Özkan Karaaslan, kişiler hukuku ve kişilik haklarının korunması başta olmak üzere ad ve soyadı değişikliği, nüfus kaydının düzeltilmesi, gaiplik, yerleşim yeri, hak ve fiil ehliyeti ile diğer medeni hukuk uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Medeni Hukuk Nedir?
Medeni hukuk, gerçek ve tüzel kişilerin özel hukuk ilişkilerini düzenleyen geniş kapsamlı bir hukuk alanıdır.Medeni hukuk kapsamında genel olarak şu bölümler bulunmaktadır:Başlangıç hükümleri,Kişiler hukuku,Aile hukuku,Miras hukuku,Eşya hukuku.Türk Medeni Kanunu’nda dürüstlük kuralı, iyi niyet, hâkimin takdir yetkisi ve ispat yükü gibi özel hukuk ilişkilerinin tamamında önem taşıyan temel ilkeler bulunmaktadır.Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Kişiler haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uygun davranmak zorundadır.
Kişiler Hukuku Nedir?
Kişiler hukuku; gerçek kişilerin ve tüzel kişilerin haklarını, ehliyetlerini, kişiliklerinin başlangıcını ve sona ermesini düzenler.Gerçek kişiler insanlardan, tüzel kişiler ise kanunda belirtilen koşullara göre kurulan bağımsız kişi ve mal topluluklarından oluşur.Kişiler hukukunda başlıca şu konular ele alınmaktadır:Hak ehliyeti,Fiil ehliyeti,Erginlik,Kısıtlılık,Yerleşim yeri,Hısımlık,Ad ve soyadı,Kişilik hakları,Kişiliğin korunması,Gaiplik,Dernekler ve vakıflar.Ankara medeni hukuk avukatı olarak hukuki destek sunan Ankara Avukatı Özkan Karaaslan, kişiler hukukundan doğan uyuşmazlıklarda olayın belgeleri ve kanuni koşulları doğrultusunda çalışmalar yürütmektedir.
Hak Ehliyeti Nedir?
Hak ehliyeti, kişinin haklara ve borçlara sahip olabilme yeteneğidir. Hukuk düzeninin sınırları içinde bütün insanlar haklara ve borçlara ehil olma bakımından eşittir.Kişilik, çocuğun sağ ve tamamen doğmasıyla başlar. Çocuk, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetinden yararlanabilir.Hak ehliyeti ile fiil ehliyeti birbirinden farklıdır. Hak ehliyeti haklara sahip olabilmeyi, fiil ehliyeti ise kişinin kendi işlemleriyle hak kazanabilmesini ve borç altına girebilmesini ifade eder.
Fiil Ehliyeti Nedir?
Fiil ehliyeti, kişinin kendi davranışlarıyla hak kazanabilmesi ve borç altına girebilmesidir.Tam fiil ehliyetine sahip olunabilmesi için genel olarak:Ayırt etme gücüne sahip olmak,Ergin olmak,Kısıtlı bulunmamakgerekir.Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk veya benzeri nedenlerle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olan kişiler somut olayın koşullarına göre ayırt etme gücünden yoksun kabul edilebilir.Kişinin işlem tarihinde ayırt etme gücüne sahip olup olmadığı; sağlık raporları, hasta dosyaları, tanık anlatımları ve diğer deliller değerlendirilerek belirlenebilir.
Ayırt Etme Gücü ve Hukuki İşlemlerin Geçerliliği
Ayırt etme gücü, kişinin yaptığı işlemin anlamını ve sonuçlarını kavrayabilmesi ve buna uygun davranabilmesidir.Ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı yalnızca yaşa veya hastalık tanısına göre belirlenmez. İşlemin yapıldığı tarih, işlemin niteliği ve kişinin o tarihteki sağlık durumu birlikte değerlendirilir.Ayırt etme gücünden yoksun kişinin yaptığı hukuki işlemler, kanunda belirtilen istisnalar dışında hukuki sonuç doğurmayabilir.Özellikle tapu devri, bağışlama, satış, vekâletname, vasiyetname veya yüksek değerli sözleşmeler bakımından işlem tarihindeki ehliyet durumu önemli uyuşmazlıklara neden olabilir.
Erginlik Nedir?
Erginlik, kural olarak kişinin on sekiz yaşını doldurmasıyla başlar. Evlenme kişiyi ergin kılar. Kanunda belirtilen koşulların bulunması hâlinde mahkeme kararıyla ergin kılınma da mümkündür.Erginlik, kişinin medeni haklarını kendi iradesiyle kullanabilmesi bakımından önemlidir. Ancak kişinin yalnızca ergin olması tam fiil ehliyeti için her zaman yeterli değildir; ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmaması da gerekir.
Kısıtlılık ve Vesayet
Ergin bir kişinin kanunda belirtilen nedenlerle kendi işlerini gereği gibi yönetememesi hâlinde kısıtlanması ve kendisine vasi atanması gündeme gelebilir.Vesayet altına alınma nedenleri arasında akıl hastalığı, akıl zayıflığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı, mal varlığını kötü yönetme ve özgürlüğü bağlayıcı ceza gibi kanunda belirtilen durumlar bulunabilir.Vasi tayini, vasinin görevleri, kısıtlının mal varlığının yönetilmesi ve vesayetin kaldırılması ayrı hukuki koşullara tabidir.Ankara Avukatı Özkan Karaaslan, vasi tayini ve vesayet işlemleriyle bağlantılı medeni hukuk uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Ad ve Soyadı Değişikliği Davası
Ad ve soyadı kişinin kimliğinin ve kişilik hakkının önemli bir parçasıdır. Haklı nedenlerin bulunması hâlinde kişi, adının veya soyadının değiştirilmesini mahkemeden talep edebilir.Ad veya soyadı değişikliğine gerekçe oluşturabilecek durumlar arasında şunlar bulunabilir:Adın veya soyadının gülünç ya da küçük düşürücü olması,Söylenmesinin veya yazılmasının güç olması,Kişinin çevresinde başka bir adla tanınması,Adın kişide ciddi rahatsızlık meydana getirmesi,Ailevi veya sosyal nedenler,Kayıtlardaki adın günlük yaşamda kullanılmaması,Ad veya soyadının yanlış anlaşılmaya yol açması.Her talep kendi koşulları içinde değerlendirilir. Haklı nedenin varlığı belgeler, tanıklar ve kişinin sosyal yaşamı dikkate alınarak belirlenebilir.Adın değiştirilmesi, kişinin önceki adıyla kazandığı hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Adın Korunması Davası
Bir kişinin adının başka bir kişi tarafından haksız biçimde kullanılması veya ad üzerindeki hakkının ihlal edilmesi hâlinde adın korunması talep edilebilir.Adı kullanma hakkı çekişmeli olan kişi, hakkının tespitini isteyebilir. Adı haksız kullanılan kişi ise bu kullanıma son verilmesini ve koşulları bulunuyorsa zararının giderilmesini talep edebilir.İnternet sitesi, sosyal medya hesabı, ticari faaliyet veya başka bir ortamda başkasının adının izinsiz kullanılması kişilik hakkı ihlaline neden olabilir.
Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası
Nüfus kayıtlarında isim, soyadı, doğum tarihi, doğum yeri, anne veya baba adı gibi bilgilerin gerçeğe aykırı veya hatalı olması durumunda nüfus kaydının düzeltilmesi gündeme gelebilir.Nüfus kaydının düzeltilmesi davaları, kaydın gerçek duruma uygun hâle getirilmesini amaçlar. Mahkeme mevcut resmî belgeleri, sağlık kayıtlarını, okul kayıtlarını, tanık anlatımlarını ve gerekli diğer delilleri değerlendirebilir.Nüfus kaydının düzeltilmesi ile soybağının değiştirilmesi aynı hukuki işlem değildir. Talebin gerçek amacı soybağının kurulması veya kaldırılmasıysa uygulanacak dava ve usul farklı olabilir.
Doğum Tarihinin Düzeltilmesi
Nüfus kaydındaki doğum tarihinin gerçeği yansıtmadığı iddia ediliyorsa hukuki koşulların bulunması hâlinde doğum tarihinin düzeltilmesi talep edilebilir.Bu davalarda:Hastane ve doğum kayıtları,Okul kayıtları,Kardeşlerin doğum tarihleri,Sağlık kurulu veya kemik yaşı raporu,Tanık anlatımları,Diğer resmî belgelerdeğerlendirilebilir.Yalnızca kişinin beyanı doğum tarihinin değiştirilmesi için yeterli olmayabilir. Mevcut kaydın gerçeğe aykırı olduğunun hukuka uygun delillerle kanıtlanması gerekir.
İsim ve Nüfus Kaydı Davalarında Görevli Mahkeme
Ad ve soyadı değişikliği ile nüfus kaydının düzeltilmesi taleplerinde görevli ve yetkili mahkeme, talebin hukuki niteliğine göre belirlenir.Nüfus kaydının düzeltilmesi talepleri ile aile hukukundan veya soybağından kaynaklanan davalar birbirinden ayrılmalıdır. Yanlış dava türünün veya yanlış mahkemenin seçilmesi yargılamanın uzamasına neden olabilir.Dava açılmadan önce talebin yalnızca bir kayıt hatasına mı yoksa soybağı, vatandaşlık veya aile hukukuna ilişkin daha kapsamlı bir uyuşmazlığa mı dayandığı belirlenmelidir.
Kişilik Hakları Nelerdir?
Kişilik hakları, kişinin maddi ve manevi varlığını oluşturan ve herkese karşı korunabilen temel değerlerdir.Kişilik hakları kapsamında özellikle şu değerler korunur:Yaşam ve sağlık,Vücut bütünlüğü,Şeref ve saygınlık,Ad ve soyadı,Özel hayat,Aile hayatı,Kişisel görüntü ve ses,Mesleki ve ekonomik itibar,Kişisel veriler,Haberleşmenin gizliliği,Özgürlükler.Kişilik hakları mutlak haklardır. Herkes bu haklara saygı göstermekle yükümlüdür.
Kişilik Haklarına Saldırı
Kişinin izni, üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği bir yetki bulunmadan kişilik haklarına yapılan saldırı hukuka aykırı olabilir.Kişilik hakkı ihlalleri şu yollarla meydana gelebilir:Gerçeğe aykırı haber veya paylaşım,Fotoğraf ya da videonun izinsiz yayımlanması,Özel yazışmaların açıklanması,Şeref ve itibarın zedelenmesi,Kişisel bilgilerin hukuka aykırı paylaşılması,Adın veya görüntünün ticari amaçla kullanılması,Sosyal medya üzerinden yapılan saldırılar,Kişinin özel hayatına müdahale edilmesi.İfade ve basın özgürlüğü ile kişilik hakları arasında somut olayın özelliklerine göre adil bir denge kurulması gerekir.
Kişilik Haklarının Korunması Davaları
Kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişi, olayın koşullarına göre mahkemeden farklı hukuki korumalar talep edebilir.Başlıca talepler şunlardır:Gerçekleşmesi beklenen saldırının önlenmesi,Devam eden saldırıya son verilmesi,Sona ermiş saldırının hukuka aykırılığının tespiti,Düzeltme veya kararın yayımlanması,Maddi tazminat,Manevi tazminat,Haksız kazancın iadesi.Kişilik hakkına yönelik saldırının internet ortamında devam etmesi hâlinde içeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi gibi özel hukuki yollar da gündeme gelebilir.Ankara Avukatı Özkan Karaaslan, kişilik haklarının korunması, hukuka aykırı yayınların durdurulması ve maddi veya manevi tazminat taleplerinde olayın özelliklerine göre hukuki destek sunmaktadır.
Sosyal Medyada Kişilik Hakkı İhlali
Sosyal medya paylaşımları kısa sürede geniş kitlelere ulaşabildiğinden kişinin itibarı, özel hayatı ve kişisel verileri ciddi biçimde zarar görebilir.Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilebilecek kişilik hakkı ihlalleri arasında:İzinsiz fotoğraf veya video paylaşılması,Gerçeğe aykırı bilgi yayımlanması,Özel mesajların açıklanması,Sahte hesap açılması,Kişinin adı veya görüntüsünün izinsiz kullanılması,Şeref ve saygınlığın zedelenmesibulunabilir.Paylaşımın silinme ihtimaline karşı ekran görüntüsü, URL adresi, tarih ve saat bilgisi ile içeriğin hukuka uygun biçimde tespit edilmesi önem taşır.
Özel Hayatın Korunması
Özel hayat, kişinin başkalarıyla paylaşmak istemediği yaşam alanını, iletişimini, aile ilişkilerini ve kişisel bilgilerini kapsar.Özel hayatın korunması yalnızca konut ve aile yaşamıyla sınırlı değildir. Telefon görüşmeleri, mesajlar, fotoğraflar, sağlık bilgileri ve kişisel tercihler de somut olayın özelliklerine göre özel hayat kapsamında değerlendirilebilir.Kişinin rızasının bulunması her durumda sınırsız kullanım yetkisi vermez. Rızanın kapsamı, amacı ve daha sonra geri alınıp alınmadığı ayrıca incelenmelidir.
Yerleşim Yeri Nedir?
Yerleşim yeri, kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Bir kimsenin aynı anda birden fazla yerleşim yeri bulunamaz. Ancak ticari ve sınai kuruluşlara ilişkin özel hükümler saklıdır.Yerleşim yeri; yetkili mahkemenin belirlenmesi, tebligat işlemleri, aile hukuku ve miras uyuşmazlıkları gibi birçok konuda önem taşır.Nüfus kaydında bulunan adres ile kişinin hukuki yerleşim yeri her olayda aynı olmayabilir. Kişinin fiilî yaşam merkezi ve sürekli kalma niyeti değerlendirilmelidir.
Hısımlık Nedir?
Hısımlık, kişiler arasındaki soy veya evlilik bağlantısını ifade eder.Üstsoy ve altsoy hısımlığı; kişinin anne, baba, büyük anne, büyük baba, çocuk ve torunlarıyla olan ilişkisini kapsar. Yan soy hısımlığı ise ortak kökten gelen kardeşler, amca, hala, dayı, teyze ve bunların çocukları arasındaki hısımlıktır.Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları arasında kayın hısımlığı oluşur. Evlilik sona erse bile kayın hısımlığı ortadan kalkmaz.Hısımlık; mirasçılık, evlenme engelleri, nafaka, tanıklıktan çekinme ve diğer birçok hukuki konuda sonuç doğurabilir.
Gaiplik Kararı Nedir?
Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun süredir haber alınamayan kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunuyorsa hakları bu ölüme bağlı kişiler gaiplik kararı verilmesini isteyebilir.Mahkeme, hakkında gaiplik talep edilen kişi konusunda bilgisi bulunanları ilan yoluyla bilgi vermeye çağırır. Kanunda öngörülen süre ve koşullar tamamlandıktan sonra gaiplik kararı verilebilir.Gaiplik kararı; evlilik, miras, mal varlığının yönetimi ve diğer hukuki ilişkiler bakımından önemli sonuçlar doğurur.
Ölüm Karinesi ve Gaiplik Arasındaki Fark
Ölüm karinesi, kişinin ölümüne kesin gözle bakılmasını gerektiren koşullar içinde kaybolması ve cesedinin bulunamaması hâlinde gündeme gelir.Gaiplikte ise kişinin öldüğü kesin değildir; ancak ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya uzun süre haber alınamaması nedeniyle ölüm olasılığı güçlüdür.Her iki durumun koşulları ve hukuki sonuçları farklıdır. Başvuru yöntemi somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
Dernekler Hukuku
Dernekler, gerçek veya tüzel kişiler tarafından ortak ve hukuka uygun bir amacı gerçekleştirmek üzere oluşturulan tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır.Derneklere ilişkin uyuşmazlıklar şu konulardan kaynaklanabilir:Derneğin kuruluşu,Tüzük değişiklikleri,Üyelikten çıkarma,Genel kurul kararları,Yönetim kurulu işlemleri,Derneğin feshi veya sona ermesi,Dernek mal varlığının kullanılması,Üyelerin hak ve yükümlülükleri.Dernek tüzüğü, genel kurul tutanakları ve karar defterleri uyuşmazlığın değerlendirilmesinde önem taşır.
Dernek Genel Kurul Kararlarının İptali
Dernek genel kurulunda alınan kararların kanuna veya dernek tüzüğüne aykırı olması hâlinde, hukuki yararı ve dava hakkı bulunan kişiler tarafından kararın iptali talep edilebilir.İptal davasında toplantıya çağrı, gündem, toplantı ve karar yeter sayıları, oy kullanma işlemleri ve alınan kararın içeriği incelenir.Dava sürelerinin geçirilmesi hak kaybına neden olabileceğinden kararın ve toplantı tutanaklarının gecikmeden değerlendirilmesi gerekir.
Vakıflar Hukuku
Vakıf, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca tahsis etmeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur.Vakıflara ilişkin uyuşmazlıklar şu konularda ortaya çıkabilir:Vakıf kuruluşu ve tescili,Vakıf senedinin düzenlenmesi,Vakıf yönetimi,Amacın veya örgüt yapısının değiştirilmesi,Yönetici sorumluluğu,Vakfın sona ermesi,Vakıf mal varlığının korunması.Vakıf kuruluşunda tahsis edilen mal varlığının amaca yeterli olması ve amacın hukuka uygun, belirli ve sürekli nitelik taşıması gerekir.
İyi Niyet İlkesi
İyi niyet, kişinin bir hakkın kazanılmasına veya hukuki sonucun doğmasına engel olan bir durumu bilmemesi ve bilmesinin de kendisinden beklenememesi hâlidir.Kanunun iyi niyete hukuki sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyi niyetin varlığıdır. Ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kişi iyi niyet iddiasında bulunamaz.İyi niyet; mülkiyetin kazanılması, tapu sicili, taşınır devri ve diğer özel hukuk ilişkilerinde önemli sonuçlar doğurabilir.
Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması
Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.Bir hakkın yalnızca karşı tarafa zarar vermek amacıyla kullanılması, önceki davranışlarla çelişilmesi veya hakkın amacından uzak biçimde ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Dürüstlük kuralı, özel hukuk ilişkilerinin tamamında hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınabilir.
Medeni Hukukun Aile Hukukuyla İlişkisi
Aile hukuku; nişanlanma, evlenme, boşanma, mal rejimi, soybağı, velayet, nafaka ve vesayet ilişkilerini düzenleyen medeni hukuk dalıdır.Aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda kişilerin yalnızca ekonomik menfaatleri değil, aile yaşamı ve çocukların üstün yararı da dikkate alınır.Ankara Avukatı Özkan Karaaslan tarafından boşanma, nafaka, velayet ve vesayet konuları ayrı sayfalarda ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Medeni Hukukun Miras Hukukuyla İlişkisi
Miras hukuku; kişinin ölümüyle mal varlığının kimlere ve hangi oranlarda geçeceğini düzenler.Yasal mirasçılık, vasiyetname, miras sözleşmesi, saklı pay, mirasın reddi, miras sebebiyle istihkak ve mirasın paylaşılması medeni hukukun önemli bölümleri arasındadır.Gaiplik, ölüm karinesi, soybağı ve nüfus kayıtları mirasçılık durumunu doğrudan etkileyebilir.
Medeni Hukukun Eşya Hukukuyla İlişkisi
Eşya hukuku; taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki mülkiyet, zilyetlik ve sınırlı ayni hakları düzenler.Tapu iptali ve tescil, ortaklığın giderilmesi, el atmanın önlenmesi, geçit hakkı, irtifak ve intifa hakkı gibi uyuşmazlıklar medeni hukukun eşya hukuku bölümünde değerlendirilir.Taşınmazlara ilişkin davalarda tapu ve kadastro kayıtları, sözleşmeler, fiilî kullanım ve bilirkişi incelemeleri önem taşır.
Medeni Hukuk Davalarında Deliller
Medeni hukuk davalarında kullanılabilecek deliller uyuşmazlığın türüne göre değişir.Başlıca deliller şunlardır:Nüfus kayıtları,Tapu ve kadastro kayıtları,Sağlık ve hastane kayıtları,Sözleşmeler,Noter belgeleri,Resmî kurum kayıtları,Fotoğraf ve video kayıtları,Elektronik yazışmalar,Tanık anlatımları,Bilirkişi raporları,Keşif,Yemin ve diğer kanuni deliller.Delillerin hukuka uygun biçimde elde edilmesi ve süresi içinde mahkemeye sunulması gerekir.
Ankara Medeni Hukuk Avukatı Özkan Karaaslan
Medeni hukuk uyuşmazlıkları kişilerin kimliği, aile hayatı, itibarı ve mal varlığı üzerinde uzun süreli sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle doğru dava türünün belirlenmesi, görevli mahkemenin tespiti ve delillerin zamanında sunulması önemlidir.Ankara Avukatı Özkan Karaaslan; kişilik haklarının korunması, ad ve soyadı değişikliği, nüfus kaydının düzeltilmesi, fiil ehliyeti, gaiplik, dernek ve vakıf uyuşmazlıkları ile diğer medeni hukuk davalarında hukuki destek sunmaktadır.Avukat Özkan Karaaslan Hukuk Bürosu tarafından uyuşmazlığın belgeleri, tarafların hakları, dava şartları ve uygulanabilecek hukuki yollar birlikte değerlendirilerek sürecin dikkatle yürütülmesi amaçlanmaktadır.
Medeni Hukuk Hakkında Sık Sorulan Sorular
Medeni hukuk hangi konuları kapsar?
Medeni hukuk; kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku ve eşya hukukunu kapsar. Kişilerin kimliği, ehliyeti, aile ilişkileri, mirası ve mal varlığına ilişkin temel kuralları düzenler.
Ad veya soyadı değiştirilebilir mi?
Haklı nedenlerin bulunması hâlinde mahkemeden ad veya soyadı değişikliği talep edilebilir. Haklı neden somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Ad değiştirilince eski haklar sona erer mi?
Hayır. Adın değiştirilmesi kişinin önceki adıyla kazandığı hakları ve üstlendiği borçları ortadan kaldırmaz.
Nüfus kaydındaki hata nasıl düzeltilir?
Hatanın niteliğine göre nüfus müdürlüğü veya mahkeme yoluyla düzeltme gündeme gelebilir. Kayıt hatası ile soybağı uyuşmazlığı birbirinden ayrılmalıdır.
Doğum tarihi mahkeme kararıyla değiştirilebilir mi?
Nüfus kaydının gerçeği yansıtmadığının kanıtlanması ve hukuki koşulların bulunması hâlinde doğum tarihinin düzeltilmesi istenebilir.
Kişilik hakkına saldırı hâlinde hangi davalar açılabilir?
Saldırının önlenmesi, durdurulması veya hukuka aykırılığının tespiti talep edilebilir. Koşulları bulunuyorsa maddi ve manevi tazminat da istenebilir.
Sosyal medyadaki paylaşım kişilik hakkını ihlal edebilir mi?
Evet. İzinsiz fotoğraf, özel yazışma, gerçeğe aykırı bilgi veya itibarı zedeleyen içerik kişilik hakkı ihlali oluşturabilir.
Fiil ehliyeti ile hak ehliyeti aynı mıdır?
Hayır. Hak ehliyeti haklara ve borçlara sahip olabilmeyi; fiil ehliyeti ise kişinin kendi işlemleriyle hak kazanabilmesini ve borç altına girebilmesini ifade eder.
Gaiplik kararı hangi durumlarda alınabilir?
Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya uzun süredir kendisinden haber alınamayan kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunması hâlinde gaiplik kararı istenebilir.
Yerleşim yeri neden önemlidir?
Yerleşim yeri; yetkili mahkemenin, tebligat adresinin ve birçok özel hukuk ilişkisinin belirlenmesinde önem taşır.
Dernek kararına karşı dava açılabilir mi?
Kanuna veya dernek tüzüğüne aykırı genel kurul kararlarının iptali, dava hakkı ve hukuki yararı bulunan kişiler tarafından kanuni süre içinde talep edilebilir.
Medeni hukuk davalarında hangi mahkeme görevlidir?
Görevli mahkeme uyuşmazlığın türüne göre değişir. Asliye Hukuk, Sulh Hukuk veya Aile Mahkemesi görevli olabilir. Talebin hukuki niteliği dava açılmadan önce belirlenmelidir.
Medeni hukuk davası ne kadar sürer?
Davanın süresi; uyuşmazlığın türüne, delillere, bilirkişi incelemesine, tanık sayısına ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişir. Kesin bir süre verilmesi doğru değildir.
Hukuki Destek ve İletişim
Kişilik haklarının korunması, ad ve soyadı değişikliği, nüfus kaydının düzeltilmesi, hak ve fiil ehliyeti, gaiplik, dernek ve vakıf uyuşmazlıkları ile diğer medeni hukuk davalarının değerlendirilmesi için Ankara Avukatı Özkan Karaaslan ile iletişime geçebilirsiniz.
© 2025 Özkan Karaaslan Avukatlık, Danışmanlık & Arabuluculuk. İçeriklerin izinsiz kullanımı yasaktır.


