

ANKARA AVUKATLIK & DANIŞMANLIK ARABULUCULUK

Ankara Ceza Avukatı | Avukat Özkan Karaaslan
Ceza Soruşturması, Şikâyet Süreci ve Savunma Hukuku
Ceza soruşturması veya kovuşturmasıyla karşılaşılması, kişi özgürlüğü ve itibarı bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurabilir. Şikâyet başvurusunun usulüne uygun yapılması, delillerin zamanında sunulması, ifade ve sorgu işlemlerinin dikkatle yürütülmesi ile savunma stratejisinin dosyanın özelliklerine göre belirlenmesi sürecin sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan; şüpheli, sanık, mağdur ve müştekilerin hukuki haklarının korunması amacıyla soruşturma ve ceza davası süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Ceza Hukukunda Şikâyet Nedir ve Nasıl Yapılır?
Şikâyet, suçtan zarar gören kişinin soruşturma ve kovuşturma yapılması yönündeki iradesini yetkili makamlara bildirmesidir. Başvuru; Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimlerine yazılı bir dilekçeyle ya da sözlü beyanda bulunularak yapılabilir. Sözlü şikâyet, görevli makam tarafından tutanağa geçirilir.
Yurt dışında ise Türkiye’nin büyükelçiliklerine veya konsolosluklarına başvurulabilir.
Şikâyet dilekçesinde olayın tarihi ve yeri, şüphelinin biliniyorsa kimliği, eylemin nasıl gerçekleştiği, mevcut deliller, tanıklar ve şikâyetçinin talebi açık ve kronolojik biçimde anlatılmalıdır. Olayla ilgisi bulunmayan iddialara yer verilmesi veya delillerin eksik sunulması soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini güçleştirebilir.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan, şikâyet dilekçesinin hazırlanması, delillerin değerlendirilmesi ve başvuru sonrasındaki soruşturma işlemlerinin takip edilmesi konularında hukuki destek sunmaktadır.
Ceza Hukukunda Şikâyet Süresi Ne Kadardır?
Şikâyete bağlı suçlarda, kanunda farklı bir düzenleme bulunmadıkça, yetkili kişinin fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir.
Fiilin öğrenilmiş olması tek başına yeterli değildir; kural olarak failin kim olduğunun da öğrenilmesiyle şikâyet süresi işlemeye başlar. Şikâyet hakkı bulunan birden fazla kişiden birinin altı aylık süreyi kaçırması, süresi devam eden diğer hak sahiplerinin şikâyet hakkını ortadan kaldırmaz.
Altı aylık sürenin geçirilmesi, şikâyete bağlı suçlarda soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engelleyebilir.
Bununla birlikte, resen soruşturulan suçlarda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi veya altı aylık sürenin geçmesi ceza soruşturmasını kendiliğinden sona erdirmez.
Bu nedenle suçun şikâyete bağlı olup olmadığı, sürenin hangi tarihte başladığı ve yapılan başvurunun hukuki niteliği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan, şikâyet süresinin belirlenmesi ve hak kaybı yaşanmadan gerekli başvuruların yapılması konusunda hukuki destek sunmaktadır.
Şikâyete Bağlı Suçlar Hangileridir?
Türk ceza hukukunda bazı suçların soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. Basit yaralama, taksirle yaralamanın bazı hâlleri, hakaret, mala zarar vermenin belirli türleri, güveni kötüye kullanmanın temel şekli, konut dokunulmazlığının ihlali ve özel hayatın gizliliğini ihlal gibi suçlar, kanunda öngörülen koşullara göre şikâyete bağlı olabilir.
Ancak suçun nitelikli hâli, taraflar arasındaki ilişki veya eylemin işleniş biçimi nedeniyle aynı suçun resen soruşturulması da mümkündür.
Bir eylemin şikâyete bağlı olup olmadığının yalnızca suçun adına bakılarak belirlenmesi doğru değildir. Olayın gerçekleşme şekli, kullanılan araç, mağdurun niteliği, fail ile mağdur arasındaki ilişki ve meydana gelen sonuç birlikte değerlendirilmelidir. Yanlış hukuki nitelendirme yapılması, şikâyet süresinin kaçırılmasına veya başvurunun eksik hazırlanmasına yol açabilir.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan, olayın ceza hukuku yönünden değerlendirilmesi, suç vasfının belirlenmesi ve başvuru sürecinin yürütülmesi konularında hukuki destek sunmaktadır.
Ceza Şikâyet Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?
Ceza şikâyet dilekçesinde şikâyetçinin kimlik ve iletişim bilgileri, biliniyorsa şüphelinin kimliği, suç teşkil ettiği düşünülen olayın tarihi ve yeri ile olayların oluş sırasına göre açık anlatımı bulunmalıdır.
Dilekçede ayrıca deliller, tanıkların isim ve adresleri, ilgili belgeler, kamera kayıtları, mesajlar, elektronik yazışmalar, ses kayıtları, sağlık raporları ve diğer ispat araçları belirtilmelidir. Son bölümde ise soruşturma yapılarak sorumlular hakkında gerekli işlemlerin uygulanması açıkça talep edilmelidir.
Şikâyet dilekçesinin gereksiz ayrıntılardan uzak, anlaşılır ve somut vakıalara dayalı hazırlanması önemlidir. Kesin olarak bilinmeyen hususların gerçekmiş gibi yazılması, hukuki değerlendirme ile maddi olayların birbirine karıştırılması veya hukuka aykırı şekilde elde edilen delillere dayanılması başvurunun güvenilirliğini olumsuz etkileyebilir.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan, olayların hukuki açıdan değerlendirilmesi, delillerin düzenlenmesi ve şikâyet dilekçesinin dosyanın özelliklerine uygun biçimde hazırlanması sürecinde hukuki destek sunmaktadır.
Şikâyet Sonrasında Ceza Soruşturması Nasıl İlerler?
Şikâyetin Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimlerine ulaşmasının ardından olay hakkında soruşturma başlatılabilir.
Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması amacıyla şikâyetçinin ve şüphelinin ifadelerinin alınmasına, tanıkların dinlenmesine, kamera görüntülerinin ve iletişim kayıtlarının incelenmesine, bilirkişi raporu düzenlenmesine veya gerekli görülen diğer delillerin toplanmasına karar verebilir.
Soruşturma aşaması kural olarak gizlidir ve işlemler Cumhuriyet savcısının gözetiminde yürütülür.
Toplanan deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek kamu davası açılmasını talep eder.
Yeterli şüpheye ulaşılamaması veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebilir. Bu karara karşı, kararın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içerisinde yetkili sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan, soruşturma dosyasının incelenmesi, delil taleplerinin sunulması ve verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurulması süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Şüpheli ve Sanığın Savunma Hakları Nelerdir?
Ceza soruşturması ve kovuşturmasında şüpheli veya sanık; kendisine yöneltilen suçlamayı öğrenme, susma hakkını kullanma, müdafi yardımından yararlanma, lehine olan delillerin toplanmasını isteme ve hakkındaki delillere karşı açıklamada bulunma hakkına sahiptir.
İfade veya sorgu işlemi başlamadan önce kişiye isnat edilen suç anlatılmalı ve kanuni hakları bildirilmelidir. Müdafi seçme imkânı bulunmayan kişiye, kanunda öngörülen hâllerde baro tarafından müdafi görevlendirilir.
Savunmanın yalnızca duruşmada yapılacak sözlü açıklamalardan ibaret olmadığı unutulmamalıdır. Dosyanın incelenmesi, hukuka aykırı delillere itiraz edilmesi, tanık ve bilirkişi beyanlarının değerlendirilmesi, lehe delillerin zamanında sunulması ve gerekli kanun yollarına başvurulması savunmanın önemli parçalarıdır.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan, soruşturmanın başlangıcından hüküm aşamasına kadar şüpheli ve sanıkların savunma haklarının korunması amacıyla hukuki destek sunmaktadır.
Mağdur ve Müştekinin Ceza Yargılamasındaki Hakları
Suçtan zarar gören mağdur veya müşteki; soruşturma ve kovuşturma sürecindeki işlemler hakkında bilgi edinme, delillerin toplanmasını isteme, tanık bildirme, kamu davasına katılma ve verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurma haklarına sahiptir.
Kanunda öngörülen koşulların bulunması hâlinde mağdura baro tarafından avukat görevlendirilmesi de mümkündür. Bu hakların süresi içinde ve usulüne uygun kullanılması, olayın bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasına katkı sağlar.
Kamu davası açıldıktan sonra suçtan zarar gören kişi, mahkemeye katılma talebinde bulunarak yargılamada katılan sıfatını kazanabilir. Katılma talebinin kabul edilmesiyle delil sunma, tanıklara soru yöneltilmesini isteme, esas hakkındaki görüşünü açıklama ve hükme karşı kanun yoluna başvurma gibi haklar kullanılabilir.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan, mağdur ve müştekilerin soruşturma ile ceza davasındaki haklarının etkin biçimde kullanılabilmesi için hukuki destek sunmaktadır.
Şikâyetten Vazgeçme Davayı Sona Erdirir mi?
Şikâyete bağlı suçlarda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, kural olarak ceza davasının düşmesine yol açabilir. Ancak vazgeçmenin hukuki sonuç doğurabilmesi için hüküm kesinleşmeden önce açıklanması gerekir.
Kanunda aksi düzenlenmedikçe şikâyetten vazgeçme, vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık hakkında sonuç doğurmaz. Birden fazla sanığın bulunduğu durumlarda ise sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, diğer sanıkları da etkileyebilir.
Şikâyetten vazgeçme ile şikâyetin geri alınması ifadeleri uygulamada aynı anlamda kullanılabilse de vazgeçmenin kapsamı ve sonuçları somut olay bakımından dikkatle değerlendirilmelidir. Resen soruşturulan suçlarda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı kendiliğinden sona erdirmez.
Ayrıca vazgeçmenin maddi ve manevi tazminat taleplerine etkisi, kullanılan beyanın içeriğine göre değişebilir.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan, şikâyetten vazgeçmenin ceza davası ve kişisel haklar üzerindeki muhtemel sonuçlarının değerlendirilmesi konusunda hukuki destek sunmaktadır.
Ceza Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ceza davalarında görevli mahkeme, isnat edilen suç ve kanunda öngörülen cezanın türü ile üst sınırına göre belirlenir. Genel olarak daha ağır yaptırım gerektiren suçlar ağır ceza mahkemelerinde, diğer suçlar ise asliye ceza mahkemelerinde görülür.
Çocukların suça sürüklendiği dosyalar bakımından çocuk mahkemeleri veya çocuk ağır ceza mahkemeleri görevli olabilir. Soruşturma aşamasındaki tutuklama, adli kontrol, arama ve el koyma gibi hâkim kararını gerektiren işlemler ise sulh ceza hâkimliklerince değerlendirilir.
Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Ancak suçun işlendiği yerin belirlenememesi, eylemin farklı yerlerde devam etmesi veya bilişim sistemleri ve yayın yoluyla işlenen suçlar gibi özel durumlarda Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki diğer yetki kuralları uygulanabilir. Görev ve yetki konusundaki hatalı değerlendirme sürecin uzamasına neden olabileceğinden dosyanın niteliği dikkatle incelenmelidir.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan, görevli ve yetkili merciin belirlenmesi ile soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin takip edilmesi konularında hukuki destek sunmaktadır.
Ceza Davalarında Delillerin Önemi ve Hukuka Aykırı Deliller
Ceza yargılamasında amaç, maddi gerçeğe hukuka uygun yöntemlerle ulaşmaktır. Tanık beyanları, kamera görüntüleri, mesajlar, elektronik yazışmalar, sağlık raporları, bilirkişi incelemeleri, olay yeri bulguları ve dijital veriler somut olayın özelliklerine göre delil olarak değerlendirilebilir.
Ancak bir delilin dosyaya sunulmuş olması, tek başına hükme esas alınabileceği anlamına gelmez. Delilin nasıl elde edildiği, güvenilirliği, olayla bağlantısı ve diğer delillerle uyumu mahkeme tarafından birlikte incelenir.
Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen bulgular delil olarak kabul edilemez ve mahkûmiyet hükmüne dayanak yapılamaz. Gizli şekilde alınan ses veya görüntü kayıtlarının hukuki niteliği de olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Ani gelişen bir olayda başka türlü delil elde etme imkânının bulunmaması ile önceden planlanarak kişilerin özel hayatına müdahale edilmesi aynı hukuki sonucu doğurmayabilir.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan, delillerin hukuka uygunluğunun incelenmesi, gerekli delil taleplerinin sunulması ve hukuka aykırı delillere itiraz edilmesi konularında hukuki destek sunmaktadır.
Gözaltı, Tutuklama ve Adli Kontrol Tedbirleri
Gözaltı, yakalanan kişinin soruşturma işlemlerinin tamamlanması amacıyla kanunda belirtilen koşullar ve sürelerle geçici olarak özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır.
Gözaltına alınan kişiye yakalama sebebi, hakkındaki iddialar ve sahip olduğu haklar bildirilmelidir. Şüphelinin müdafi yardımından yararlanma, yakınlarına haber verilmesini isteme ve gözaltı işleminin hukuka uygunluğuna itiraz etme hakkı bulunmaktadır.
Tutuklama ise kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin yanında kaçma, delilleri yok etme veya tanıklar üzerinde baskı kurma gibi bir tutuklama nedeninin bulunması hâlinde hâkim tarafından uygulanabilen geçici bir koruma tedbiridir.
Tutuklama bir ceza değildir; ölçülü olması ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağının somut gerekçelerle açıklanması gerekir. Yurt dışına çıkış yasağı, belirli yerlere düzenli başvurma ve güvence yatırma gibi adli kontrol tedbirleri, koşulları varsa tutuklamaya alternatif olarak uygulanabilir.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan; gözaltı, tutuklama ve adli kontrol kararlarına karşı itirazların hazırlanması ve kişi özgürlüğünü ilgilendiren süreçlerin takip edilmesi konularında hukuki destek sunmaktadır.
Yargıtay Kararları Işığında Ceza Yargılaması
Yargıtay uygulamasında mahkûmiyet hükmünün her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillere dayanması gerektiği kabul edilmektedir.
Olayın gerçekleşme biçimi konusunda giderilemeyen bir kuşku bulunması hâlinde bu kuşkunun sanık lehine değerlendirilmesi gerekir. Yalnızca varsayıma, ihtimale veya kendi içinde çelişkili anlatımlara dayanılarak mahkûmiyet kararı kurulamaz.
Mağdur ve tanık beyanlarının olayın bütünü, dosyadaki maddi bulgular ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi önem taşır.
Yargıtay ayrıca şikâyete bağlı suçlarda altı aylık sürenin fiil ile failin öğrenildiği tarihten itibaren başlayacağını; hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını ve savunma hakkını sınırlayan usul işlemlerinin bozma nedeni oluşturabileceğini vurgulamaktadır. Gerekçeli kararda iddia ve savunmaların, kabul edilen ve reddedilen delillerin ve ulaşılan hukuki sonucun denetime elverişli şekilde açıklanması gerekir.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan, ceza dosyalarının güncel Yargıtay içtihatlarıyla birlikte değerlendirilmesi ve somut olaya uygun hukuki yolun belirlenmesi konusunda hukuki destek sunmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Hukuka Uygun Delile İlişkin Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2013 tarihli, 2012/5-1270 Esas ve 2013/248 Karar sayılı kararında
kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, yeniden delil elde etme olanağının bulunmadığı ani gelişen durumlarda yaptığı ses kaydının hukuki niteliği değerlendirilmiştir. Kararda, yetkili makamlara başvurma ve başka türlü delil elde etme imkânının bulunmadığı koşullarda, kaybolma olasılığı bulunan delilin korunması amacıyla yapılan kaydın somut olayın özelliklerine göre hukuka uygun kabul edilebileceği belirtilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2011 tarihli, 2010/5.MD-187 Esas ve 2011/131 Karar
sayılı kararında
kişinin kendisine yönelik suç teşkil eden bir eylemi başka türlü ispatlama imkânının bulunmadığı bir durumda elde ettiği ses kaydı incelenmiştir. Ceza Genel Kurulu, önceden planlanan ve sistematik biçimde özel hayatın gizliliğini ihlal eden kayıtlarla, ani gelişen bir olay sırasında delilin kaybolmasını önlemek amacıyla yapılan kayıtların aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini ortaya koymuştur.
Bu kararlar, gizlice alınan her ses kaydının kendiliğinden hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Kaydın hangi koşullarda alındığı, olayın ani gelişip gelişmediği, başka türlü delil elde etme imkânının bulunup bulunmadığı ve kaydın özel hayatın gizliliğine ölçüsüz biçimde müdahale edip etmediği her dosyada ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan, dijital deliller ve ses kayıtlarının hukuki niteliğinin Yargıtay içtihatları doğrultusunda değerlendirilmesi konusunda hukuki destek sunmaktadır.
Ceza Hukuku ve Şikâyet Hakkında Sık Sorulan Sorular
Savcılığa şikâyet nasıl yapılır?
Savcılığa şikâyet, olayın meydana geldiği yer Cumhuriyet başsavcılığına dilekçe verilerek veya sözlü beyanda bulunularak yapılabilir. Şikâyet kolluk birimlerine de bildirilebilir. Dilekçede olayın tarihi, yeri ve gerçekleşme biçimi açıkça anlatılmalı; bilinen şüpheliler, tanıklar ve mevcut deliller belirtilmelidir. Başvurunun görevli olmayan bir makama yapılması hâlinde dilekçe yetkili mercie gönderilebilir.
Şikâyet için avukat tutmak zorunlu mudur?
Ceza şikâyetinde bulunmak için avukatla temsil zorunlu değildir. Mağdur veya suçtan zarar gören kişi, Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk birimlerine bizzat başvurabilir.
Bununla birlikte olayın hukuki niteliğinin belirlenmesi, delillerin düzenlenmesi, şikâyet süresinin takip edilmesi ve soruşturmadaki hakların etkin biçimde kullanılması bakımından avukat desteğinden yararlanılabilir.
Kanunda belirtilen bazı durumlarda, talep üzerine mağdura baro tarafından avukat görevlendirilmesi de mümkündür.
Şikâyet süresi geçirildiyse ne olur?
Şikâyete bağlı bir suçta altı aylık şikâyet süresinin geçirilmesi hâlinde şikâyet hakkı düşer ve kural olarak soruşturma ile kovuşturma yapılamaz.
Açılmış bir kamu davasında şikâyet koşulunun gerçekleşmediği anlaşılırsa düşme kararı verilebilir. Ancak suç resen soruşturulan bir suçsa altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz.
Bu nedenle eylemin şikâyete bağlı olup olmadığı ve sürenin hangi tarihte başladığı somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
İsimsiz veya kimliği bilinmeyen bir kişi hakkında şikâyet yapılabilir mi?
Failin kimliğinin bilinmemesi şikâyette bulunmaya engel değildir.
Şikâyet dilekçesinde olay ayrıntılı biçimde anlatılarak şüphelinin tespit edilmesine yardımcı olabilecek telefon numarası, sosyal medya hesabı, araç plakası, kamera görüntüsü, fiziksel özellikler veya benzeri bilgiler sunulabilir.
Cumhuriyet savcılığı ve kolluk birimleri, soruşturma kapsamında faili belirlemeye yönelik araştırma yapabilir. Şikâyet, kimliği soruşturma sonucunda belirlenecek kişi veya kişiler hakkında yapılabilir.
Şikâyetten vazgeçildikten sonra yeniden şikâyetçi olunabilir mi?
Geçerli biçimde şikâyetten vazgeçildikten sonra aynı fiil nedeniyle yeniden şikâyetçi olunması kural olarak mümkün değildir.
Vazgeçme beyanının özgür iradeyle verilmesi, açık olması ve hüküm kesinleşmeden önce yapılması gerekir.
Ancak verilen dilekçenin gerçekten şikâyetten vazgeçme niteliğinde olup olmadığı, yalnızca şikâyetin takip edilmek istenmediğini mi ifade ettiği ve iradeyi sakatlayan bir durum bulunup bulunmadığı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Savcılık takipsizlik kararı verirse ne yapılabilir?
Cumhuriyet savcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermesi hâlinde, suçtan zarar gören kişi kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yapan ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
İtiraz dilekçesinde kararın neden hukuka aykırı olduğu, eksik yapılan soruşturma işlemleri ve toplanması gerektiği düşünülen deliller açıkça gösterilmelidir. İtiraz süresinin tebliğ tarihinden itibaren dikkatle takip edilmesi gerekir.
Ceza soruşturması ve ceza davası ne kadar sürer?
Ceza soruşturması ve yargılamasının süresi; suçun niteliğine, şüpheli veya sanık sayısına, delillerin toplanma biçimine, bilirkişi incelemesine, tanıkların dinlenmesine ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişir. Bu nedenle her dosya için kesin bir süre verilmesi mümkün değildir.
Dijital inceleme, adli tıp raporu veya başka şehirlerden delil toplanması gereken dosyalar daha uzun sürebilir. Sürecin gereksiz uzamasını önlemek için delil ve usul taleplerinin zamanında sunulması önemlidir.
İnternet ve sosyal medya üzerinden işlenen suçlar nereye şikâyet edilir?
İnternet veya sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen hakaret, tehdit, dolandırıcılık, özel hayatın gizliliğini ihlal ya da kişisel verilerin hukuka aykırı kullanılması gibi eylemler Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimlerine bildirilebilir.
Başvuruda paylaşımın bağlantısı, kullanıcı adı, tarih ve saat bilgisi, ekran görüntüleri, mesaj kayıtları ve hesabın tespit edilmesine yardımcı olabilecek diğer veriler sunulmalıdır. İçeriğin daha sonra silinebileceği dikkate alınarak delillerin gecikmeden ve hukuka uygun şekilde korunması önemlidir.
Ankara Ceza Avukatı Avukat Özkan Karaaslan
Ceza soruşturması ve kovuşturması; kişi özgürlüğü, adil yargılanma hakkı, mağdur hakları ve hukuki itibar bakımından dikkatle yürütülmesi gereken bir süreçtir.
Şikâyet dilekçesinin hazırlanması, ifade ve sorgu işlemleri, delillerin değerlendirilmesi, tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz ile ceza davasının takibi dosyanın özelliklerine göre planlanmalıdır.
Ankara ceza avukatı Avukat Özkan Karaaslan; şüpheli, sanık, mağdur ve müştekilere ceza yargılamasının farklı aşamalarında hukuki destek sunmaktadır. Dosyanız hakkında ayrıntılı hukuki değerlendirme yapılması için Avukat Özkan Karaaslan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

© 2025 Özkan Karaaslan Avukatlık, Danışmanlık & Arabuluculuk. İçeriklerin izinsiz kullanımı yasaktır.


