

ANKARA AVUKATLIK & DANIŞMANLIK ARABULUCULUK

Ankara İcra Takibi Avukatı | Avukat Özkan Karaaslan
İlamsız İcra Takibi, Ödeme Emrine İtiraz ve İtirazın İptali
ANKARA’DA İLAMSIZ İCRA TAKİBİ VE İTİRAZ
İlamsız icra takibi, alacaklının elinde bir mahkeme kararı bulunmaksızın para veya teminat alacağının tahsili amacıyla icra dairesine başvurabildiği takip yoludur. Takibin başlatılması aşamasında alacaklının alacağını mahkeme kararıyla ispatlaması aranmaz. Ancak borçlunun süresi içinde itiraz etmesi hâlinde takip durur ve alacaklının takibe devam edebilmek için kanunda öngörülen hukuki yollardan birine başvurması gerekir.
Ankara avukatı Özkan Karaaslan tarafından ilamsız icra takibi, ödeme emrine itiraz, itirazın iptali, itirazın kaldırılması, haciz ve alacağın tahsili süreçlerinde; alacağın dayanağı, sözleşmeler, faturalar, banka kayıtları, cari hesap belgeleri, yazışmalar ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek hukuki hizmet sunulmaktadır.
İLAMSIZ İCRA TAKİBİ NEDİR?
Genel haciz yoluyla ilamsız takip, para ve teminat alacaklarının tahsili için kullanılan bir icra takip yoludur. Alacaklı, yetkili icra dairesine takip talebinde bulunarak borçluya ödeme emri gönderilmesini ister.
Takip talebinde alacaklı ve borçlunun kimlik ve adres bilgileri, alacağın Türk parasıyla tutarı, faiz talebi, yabancı para alacaklarında ilgili kur bilgileri ve alacağın dayanağı belirtilmelidir. Takip talebindeki eksiklikler, ilerleyen aşamalarda uyuşmazlığa ve takibin geçerliliğinin tartışılmasına neden olabilir.
İLAMSIZ İCRA TAKİBİ NASIL BAŞLATILIR?
İlamsız icra takibi, alacaklının veya vekilinin icra dairesine takip talebi sunmasıyla başlar. Takip talebi üzerine icra dairesi tarafından borçlu adına ödeme emri düzenlenerek tebliğe çıkarılır.
Takip başlatılmadan önce alacağın muaccel olup olmadığı, zamanaşımı, görev ve yetki, borçlunun doğru kimlik bilgileri, faiz türü ve başlangıç tarihi dikkatle incelenmelidir.
Yanlış kişi hakkında veya hatalı bilgilerle başlatılan takip, zaman ve masraf kaybına yol açabilir.
ÖDEME EMRİ NEDİR?
Ödeme emri, başlatılan icra takibinin borçluya bildirilmesini sağlayan resmî belgedir. Ödeme emrinde borcun ve masrafların ödenmesi, borca veya imzaya itiraz edilecekse bunun kanuni süre içinde bildirilmesi gerektiği yer alır.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren kural olarak yedi gün içinde borca veya imzaya itiraz edebilir.
Borçlu süresi içinde itiraz etmez ve borcu ödemezse takip kesinleşebilir; alacaklı haciz aşamasına geçilmesini isteyebilir.
ÖDEME EMRİNİN TEBLİĞİ NEDEN ÖNEMLİDİR?
İtiraz ve ödeme süreleri kural olarak ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesiyle başlar. Tebligatın yanlış adrese yapılması, usulsüz tebliğ veya borçlunun tebligatı öğrenme tarihi konusunda uyuşmazlık bulunması hâlinde, somut olayın Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Borçlunun ödeme emrinden geç haberdar olması tek başına her durumda takibi geçersiz hâle getirmez. Tebliğ işleminin usulüne uygun olup olmadığı, tebliğ belgesi ve olayın koşulları incelenerek belirlenmelidir.
ANKARA İCRA TAKİBİ AVUKATI DESTEĞİ
İcra takiplerinde alacağın dayanağının doğru belirlenmesi, yetkili icra dairesinin seçilmesi, faiz ve fer’î alacakların doğru hesaplanması önem taşır. Borçlu bakımından ise ödeme emrinin tebliğ tarihi, itiraz süresi ve itiraz sebeplerinin doğru değerlendirilmesi hak kaybını önleyebilir.
Ankara icra takibi avukatı kapsamında hukuki hizmet sunan Avukat Özkan Karaaslan; alacaklı ve borçlu tarafların ilamsız takip, ödeme emrine itiraz ve takibin devamına ilişkin süreçlerini dosyanın özelliklerine göre değerlendirmektedir.
ÖDEME EMRİNE İTİRAZ NASIL YAPILIR?
Borçlu, genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren kural olarak yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. İtiraz sözlü olarak tutanağa geçirilebileceği gibi yazılı bir dilekçeyle de yapılabilir.
İtirazın süresinde olup olmadığının belirlenmesinde ödeme emrinin tebliğ tarihi esas alınır. Sürenin kaçırılması takibin kesinleşmesine ve haciz işlemlerine geçilmesine neden olabileceğinden, tebligat tarihi dikkatle kontrol edilmelidir.
BORCA İTİRAZ NEDİR?
Borçlu; borcun hiç doğmadığını, ödendiğini, sona erdiğini, zamanaşımına uğradığını, miktarının yanlış olduğunu veya kendisinden talep edilemeyeceğini ileri sürebilir. Bu beyanlar borca itiraz niteliğindedir.
Borcun yalnızca bir kısmına itiraz edilecekse itiraz edilen miktarın açıkça belirtilmesi gerekir. Kısmi itirazın hangi tutara yönelik olduğunun anlaşılmaması, itirazın hukuki sonucu bakımından sorun oluşturabilir. İtiraz edilmeyen kısım yönünden takip kesinleşebilir.
İMZAYA İTİRAZ NEDİR?
Takip adi senede dayanıyorsa ve borçlu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürüyorsa, imzaya itirazını ayrıca ve açıkça bildirmelidir. Yalnızca “borca itiraz ediyorum” şeklindeki genel bir ifade, her durumda imzaya itiraz olarak değerlendirilmeyebilir.
İmzaya itirazın süresinde ve açık biçimde yapılmaması hâlinde, takip hukuku bakımından senetteki imza kabul edilmiş sayılabilir. İmza incelemesinde karşılaştırmaya elverişli belgeler ve gerektiğinde bilirkişi değerlendirmesi önem taşır.
YETKİYE İTİRAZ
Borçlu, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını düşünüyorsa yetki itirazında bulunabilir. Yetki itirazında, yetkili olduğu ileri sürülen icra dairesinin açıkça belirtilmesi gerekebilir.
Yetkili icra dairesi belirlenirken borçlunun yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri, taraflar arasındaki geçerli yetki sözleşmesi ve uyuşmazlığın niteliği değerlendirilir. Yetki itirazının diğer itirazlarla birlikte ileri sürülmesi mümkündür.
İTİRAZ EDİLİNCE TAKİP DURUR MU?
Borçlunun yedi günlük süre içinde yaptığı geçerli itiraz, ilamsız icra takibini itiraz edilen kısım yönünden durdurur. İcra dairesi, itirazın maddi yönden haklı olup olmadığını kendiliğinden inceleyerek karar vermez.
Takibin durmasından sonra alacaklının doğrudan haciz talep etmesi mümkün değildir. Alacaklı, elindeki belgelerin niteliğine ve uyuşmazlığın özelliklerine göre itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir.
GECİKMİŞ İTİRAZ NEDİR?
Borçlu, kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresi içinde itiraz edememişse, engelin ortadan kalkmasından itibaren kanunda öngörülen süre içinde icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunabilir.
Gecikmiş itirazın kabulü için sürenin kaçırılmasına neden olan engelin belgelerle açıklanması gerekir.
Gecikmiş itiraz, normal itirazdan farklı koşullara ve usule tabidir. Başvurunun takibe etkisi ile haciz işlemlerinin durumu, icra mahkemesinin vereceği karara göre belirlenir.
İTİRAZ DİLEKÇESİ HAZIRLANIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
İtiraz dilekçesinde icra dairesinin adı, takip dosyası numarası, taraf bilgileri ve itirazın konusu açıkça yazılmalıdır. Borca, faize, fer’î alacaklara, yetkiye veya imzaya itiraz edilecekse bu hususlar somut dosyaya uygun biçimde belirtilmelidir.
Her dosyada genel ve kalıplaşmış ifadelerin kullanılması yeterli olmayabilir.
Ankara avukatı Özkan Karaaslan tarafından ödeme emrine itiraz süreçlerinde takip dosyası, alacağın dayanak belgeleri ve tebligat evrakı birlikte incelenerek hukuki değerlendirme yapılmaktadır.
İTİRAZIN İPTALİ DAVASI NEDİR?
Borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine duran ilamsız icra takibine devam edilebilmesi için alacaklı, itirazın iptali davası açabilir. Bu davada mahkeme, alacağın gerçekten mevcut olup olmadığını genel hükümlere göre inceler.
İtirazın iptali davası, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Davanın kabul edilmesiyle borçlunun itirazı iptal edilir ve alacaklı kesinleşen karar doğrultusunda mevcut icra dosyası üzerinden takibe devam edebilir.
Bir yıllık sürenin geçirilmesi, alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresi içinde ayrıca alacak davası açılmasına her durumda engel olmayabilir. Ancak açılacak davanın mevcut icra takibine etkisi ve icra inkâr tazminatı bakımından farklı hukuki sonuçlar doğabilir.
İTİRAZIN İPTALİ DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME
Görevli mahkeme, alacağın dayandığı hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir.
Uyuşmazlık ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi, tüketici işleminden kaynaklanıyorsa tüketici mahkemesi; diğer özel görev kurallarının bulunmadığı durumlarda ise genel görevli mahkeme söz konusu olabilir.
Yetkili mahkemenin belirlenmesinde davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri, icra takibinin yapıldığı yer ve somut uyuşmazlığa uygulanacak özel yetki kuralları değerlendirilmelidir.
İTİRAZIN İPTALİ DAVASINDAN ÖNCE ARABULUCULUK GEREKİR Mİ?
İtirazın iptali davasından önce zorunlu arabuluculuk bulunup bulunmadığı, uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre belirlenir.
Ticari para alacakları, tüketici uyuşmazlıkları ve işçi-işveren alacakları gibi kanunda belirtilen bazı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekebilir.
Dava şartı arabuluculuğun bulunduğu bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurulmadan dava açılması, davanın usulden reddedilmesine yol açabilir.
Bu nedenle alacağın kaynağı ve tarafların sıfatları dava açılmadan önce değerlendirilmelidir.
İTİRAZIN KALDIRILMASI NEDİR?
Alacaklının İcra ve İflas Kanunu’nda belirtilen nitelikte bir belgeye sahip olması hâlinde, genel mahkemede itirazın iptali davası açmak yerine icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemesi mümkün olabilir.
İtirazın kaldırılması, itirazın iptali davasına göre daha sınırlı inceleme yapılan ve özel belgelere dayanan bir takip hukuku yoludur.
İcra mahkemesi uyuşmazlığı genel mahkemeler gibi her türlü delille incelemez; kanunda sayılan belgeler ve takip dosyası üzerinden değerlendirme yapar.
İtirazın kaldırılması talebi, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren kural olarak altı ay içinde ileri sürülmelidir.
Bu sürenin geçirilmesi hâlinde aynı takip bakımından itirazın kaldırılması yoluna başvurma imkânı kaybedilebilir.
İTİRAZIN KESİN KALDIRILMASI
Takip, imzası borçlu tarafından kabul veya ikrar edilmiş adi bir senede, imzası noterlikçe onaylanmış bir belgeye ya da kanunda belirtilen resmî belge ve makbuzlara dayanıyorsa, şartları bulunması hâlinde itirazın kesin kaldırılması talep edilebilir.
İtirazın kesin kaldırılmasına karar verilmesi hâlinde alacaklı duran takibe devam ederek haciz isteyebilir.
Borçlunun genel mahkemede dava açma hakkı ise kanuni koşullar çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
İTİRAZIN GEÇİCİ KALDIRILMASI
Borçlu, adi senetteki imzaya açıkça itiraz etmişse alacaklı icra mahkemesinden itirazın geçici kaldırılmasını talep edebilir. Bu incelemede imzanın borçluya ait olup olmadığı değerlendirilir.
İtirazın geçici kaldırılmasına karar verilmesi hâlinde borçlu, kanunda öngörülen süre ve koşullar içinde borçtan kurtulma davası açabilir. Sürelerin kaçırılması takip bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
İCRA İNKÂR TAZMİNATI NEDİR?
İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verilmesi ve kanundaki diğer koşulların gerçekleşmesi hâlinde, alacaklının talebi üzerine borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir.
Tazminatın değerlendirilmesinde alacağın likit, yani miktarının belirlenebilir olup olmadığı önem taşır.
Kanunda belirtilen şartlar gerçekleştiğinde hükmedilecek icra inkâr tazminatı, dava veya hüküm konusu alacağın yüzde yirmisinden az olamaz.
Buna karşılık icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunun belirlenmesi hâlinde, borçlunun talebi üzerine alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatı gündeme gelebilir.
ANKARA İTİRAZIN İPTALİ DAVASI AVUKATI
İtirazın iptali veya itirazın kaldırılması yollarından hangisinin seçileceği; alacağın dayanağına, eldeki belgelerin niteliğine, süreye ve uyuşmazlığın kapsamına göre belirlenmelidir. Yanlış hukuki yolun seçilmesi süre ve hak kaybına neden olabilir.
Ankara avukatı Özkan Karaaslan tarafından ilamsız icra takipleri, ödeme emrine itiraz, itirazın iptali davaları, itirazın kaldırılması ve icra inkâr tazminatı talepleri dosyanın özellikleri doğrultusunda takip edilmektedir.
İCRA TAKİBİ NE ZAMAN KESİNLEŞİR?
Borçlu ödeme emrine kanuni süre içinde itiraz etmezse ilamsız icra takibi kesinleşir. İtiraz edilmişse alacaklının itirazı hükümden düşüren bir karar almasıyla takip yeniden devam edebilir.
Takibin kesinleşmesi borcun maddi hukuk bakımından her durumda kesin olarak mevcut olduğu anlamına gelmez. Ancak kesinleşen takip, alacaklıya borçlunun haczedilebilir mal, hak ve alacakları üzerinde cebri icra işlemlerine devam etme imkânı verir.
HACİZ TALEBİ VE HACİZ İŞLEMLERİ
Takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı, kanuni süre içinde haciz talep edebilir. Haciz talebinin süresinde yapılmaması takip dosyasının işlemden kaldırılması gibi sonuçlar doğurabilir. Alacaklının daha sonra yenileme işlemleri yapması gerekebilir.
Haciz aşamasında borçlunun banka hesapları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, taşınırları, taşınmazları, araçları ve ücret gelirleri kanuni sınırlamalar çerçevesinde değerlendirilebilir. Hangi mal ve hakların haczedilemeyeceği veya kısmen haczedilebileceği İcra ve İflas Kanunu’ndaki özel hükümlere göre belirlenir.
MAAŞ HACZİ NASIL UYGULANIR?
Borçlunun ücret veya maaşının haczi, çalıştığı kuruma haciz müzekkeresi gönderilmesiyle uygulanabilir. Kesinti oranı; gelirin niteliğine, nafaka borcu bulunup bulunmadığına ve kanundaki özel düzenlemelere göre belirlenir.
İşveren, haciz yazısına süresi içinde cevap vermek ve kesilen tutarları icra dosyasına göndermekle yükümlüdür. Birden fazla maaş haczi bulunması hâlinde dosyalar kural olarak sıraya alınır.
MAL BEYANI NEDİR?
Mal beyanı; borçlunun kendisinde ve üçüncü kişilerde bulunan mal, hak ve alacakları ile gelirlerini, borcuna yetecek miktar ve nitelikte icra dairesine bildirmesidir. Mal beyanının gerçeğe uygun ve kanunda aranan bilgileri içerecek şekilde yapılması gerekir.
Mal beyanında bulunulmaması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması, koşulları gerçekleştiğinde yaptırım doğurabilir. Ancak borcun ödenmemesi tek başına hapis cezası verilmesi sonucunu doğurmaz; yaptırımın konusu kanuni yükümlülüğe aykırı davranıştır.
HACZEDİLEMEYEN MALLAR
Borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu bazı eşya ve haklar kanunda belirtilen koşullarda haczedilemez. Mesleğin devamı için gerekli araçlar, temel ev eşyaları ve bazı sosyal nitelikli ödemeler yönünden özel kurallar bulunur.
Bir malın haczedilemez olup olmadığı her somut olayda malın niteliği, kullanım amacı, borçlunun sosyal ve ekonomik durumu ile borcun türüne göre değerlendirilmelidir. Haczedilmezlik iddiaları, kanuni süre içinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürülebilir.
MENFİ TESPİT DAVASI NEDİR?
Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Bu dava; borcun hiç doğmadığı, sona erdiği, ödendiği veya talep edilen miktarın doğru olmadığı gibi iddialara dayanabilir.
Menfi tespit davasının açılması, icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Takipten önce veya takip sırasında talep edilebilecek geçici hukuki korumanın kapsamı, davanın açıldığı zamana ve kanunda öngörülen teminat koşullarına göre değişir.
İSTİRDAT DAVASI NEDİR?
Borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kalan kişi, kanuni koşullar gerçekleşmişse ödediği paranın geri alınması için istirdat davası açabilir.
İstirdat davası, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Davacı, borçlu olmadığı hâlde parayı cebri icra tehdidi altında ödediğini ispatlamalıdır. Ödemenin niteliği ve takip dosyasındaki işlemler birlikte değerlendirilir.
İCRA MAHKEMESİNE ŞİKÂYET
İcra ve iflas dairelerinin kanuna aykırı işlemleri, olayın niteliğine göre icra mahkemesine şikâyet edilebilir. Şikâyet süresi kural olarak işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gündür; ancak süresiz şikâyete tabi durumlar da bulunmaktadır.
Şikâyetin konusu, işlemi yapan icra dairesi ve öğrenme tarihi açıkça belirlenmelidir. İcra mahkemesine başvurulması, şikâyet edilen işlemi her durumda kendiliğinden durdurmaz. Gerektiğinde icranın durdurulmasına ilişkin ayrıca talepte bulunulmalıdır.
ANKARA İCRA HUKUKU AVUKATI
İcra takibinin kesinleşmesi, haciz, mal beyanı, haczedilmezlik şikâyeti, menfi tespit ve istirdat davaları farklı süre ve usul kurallarına tabidir. Dosyanın hangi aşamada bulunduğunun belirlenmesi, doğru hukuki yolun seçilmesi bakımından önemlidir.
Ankara avukatı Özkan Karaaslan tarafından icra takipleri ve icra davalarında takip dosyasındaki tebligatlar, itirazlar, haciz işlemleri ve alacağın dayanakları birlikte incelenerek hukuki hizmet sunulmaktadır.
İLAMSIZ İCRA TAKİBİ VE İTİRAZIN İPTALİNE İLİŞKİN YARGITAY İÇTİHATLARI
İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE LİKİT ALACAK
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 07.11.2017 tarihli, 2017/2901 Esas ve 2017/15390 Karar sayılı kararında; icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının itirazın iptali davasında haklı çıkması ve alacağın likit, yani belirlenlenebilir olması gerektiği açıklanmıştır.
Kararda, borçlunun borçlu olduğu miktarı kendisinin belirleyebilecek durumda bulunması ve ve alacağın miktarının tespiti için kapsamlı bir yargılama gerekmemesi hâlinde alacağın likit sayılabileceği belirtilmiştir.
Alacaklının davada haklı çıkması ve talepte bulunması durumunda, diğer şartları da mevcutsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir.
Buna karşılık davanın reddedilmesi, alacaklı aleyhine kendiliğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi sonucunu doğurmaz. Bunun için alacaklının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun belirlenmesi ve borçlunun talepte bulunması gerekir.
KISMEN KABUL EDİLEN ALACAKTA İ İCRA İNKÂR TAZMİNATI
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 07.10.2020 tarihli, 2016/27500 Esas ve 2020/10944 Karar sayılı kararında; alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davasının kısmen kabul edilmesi hâlinde, kabul edilen asıl alacak kısmı yönünden ic icra inkâr tazminatına hükmedilebileceği belirtilmiştir.
Kararda icra inkâr tazminatının, kabul edilen ve koşulları oluşan asıl alacak üzerinden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle takipte talep edilen asıl alacakacak, işlemiş faiz ve diğer fer’î alacakların birbirinden ayrılarak incelenmesi önemlidir.
YARGITAY İÇTİHATLARININ SOMUT OLAYA UYGULANMASI
Yargıtay kararlarında belirtilen ilk ilkeler her dosyanın kendi özellikleri kapsamında uygulanır. Alacağın dayanağı, miktarının borçlu tarafından belirlenebilir olup olmadığı, borçlunun itiraz sebepleri, takip talebi ve tarafların tazminat talepleri birlikte değerlendirilmelidir.
İcra inkâr tazminatına yalnızca borçlunun itiraz etmiş olması nedeniyle hük hükmedilmez. İtirazın haksızlığı, alacağın likit niteliği, davanın sonucu sonucu ve usulüne uygun talep bulunması gibi koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Ankara avukatı Özkan Karaaslan tarafından ilamsız icra takibi ve itirazın iptali dosyalarında güncel mevzuat, takip belgeleri ve Y Yargıtay uygulaması birlikte değerlendirilerek hukuki hizmet sunulmaktadır.
Yargıtay 3. HD, 2017/2901 E., 2017/15390 K. ve Yargıtay 9. HD, 2016/27500 E., 2020/10944 K..
İLAMSIZ İCRA TAKİBİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR
İLAMSIZ İCRA TAKİBİ İÇİN MAHKEME KARARI GEREKİR Mİ?
Hayır. Para ve teminat alacakları için mahkeme kararı bulunmaksızın genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılabilir. Ancak borçlunun süresi içinde itiraz etmesi hâlinde takip durur ve alacaklının itirazı hükümden düşürecek hukuki yollardan birine başvurması gerekir.
ÖDEME EMRİNE İTİRAZ SÜRESİ KAÇ GÜNDÜR?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren kural olarak yedi gün içinde itiraz edebilir. Takibin türüne göre farklı süreler bulunabileceğinden ödeme emrinin niteliği dikkatle incelenmelidir.
ÖDEME EMRİNE NEREDE İTİRAZ EDİLİR?
İtiraz, ödeme emrini gönderen icra dairesine yazılı veya sözlü olarak yapılabilir. Başka bir icra dairesi aracılığıyla yapılan başvurularda evrakın takip dosyasına gönderilmesine ilişkin işlemlerin ve sürelerin dikkatle takip edilmesi gerekir.
BORCA İTİRAZ EDİLİNCE HACİZ YAPILABİLİR Mİ?
Süresi içinde yapılan geçerli itiraz, ilamsız icra takibini itiraz edilen miktar yönünden durdurur. İtiraz hükümden kaldırılmadan veya iptal edilmeden duran takip üzerinden kural olarak haciz işlemlerine devam edilemez.
BORCUN SADECE BİR KISMINA İTİRAZ EDİLEBİLİR Mİ?
Evet. Borçlu yalnızca borcun belirli bir kısmına itiraz edebilir. Ancak itiraz edilen miktarın açıkça gösterilmesi gerekir. İtiraz edilmeyen bölüm yönünden takip kesinleşebilir.
İMZAYA İTİRAZ NASIL YAPILIR?
Takibin dayanağı adi senetteki imza borçluya ait değilse, imzaya itirazın açık ve ayrıca bildirilmesi gerekir. Genel nitelikte bir borca itiraz beyanı, somut olayda imzaya itiraz için yeterli kabul edilmeyebilir.
İTİRAZIN İPTALİ DAVASI AÇMA SÜRESİ NE KADARDIR?
İtirazın iptali davası, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Dava şartı arabuluculuğa tabi uyuşmazlıklarda arabuluculuk süreci ve süreye etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
İTİRAZIN KALDIRILMASI İÇİN SÜRE NE KADARDIR?
Alacaklı, İcra ve İflas Kanunu’nda belirtilen nitelikte bir belgeye sahipse itirazın kendisine tebliğinden itibaren kural olarak altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edebilir.
İTİRAZIN İPTALİ İLE İTİRAZIN KALDIRILMASI ARASINDAKİ FARK NEDİR?
İtirazın iptali davası genel mahkemede görülür ve uyuşmazlık genel hükümlere göre her türlü hukuka uygun delille incelenebilir. İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinde görülen, kanunda belirtilen belgelere dayalı ve daha sınırlı inceleme yapılan özel bir yoldur.
İCRA İNKÂR TAZMİNATI HER DAVADA VERİLİR Mİ?
Hayır. Borçlunun itirazının haksız olması, alacağın likit olması, davanın kabul edilmesi ve alacaklının usulüne uygun talepte bulunması gibi kanuni koşulların gerçekleşmesi gerekir. Tazminata kendiliğinden ve her itirazın iptali davasında hükmedilmez.
İCRA TAKİBİNE İTİRAZ İÇİN AVUKAT ZORUNLU MUDUR?
İtiraz işleminin avukat aracılığıyla yapılması hukuken zorunlu değildir. Ancak itiraz süresi kısa olduğundan; borca, imzaya, faize ve yetkiye ilişkin itirazların dosyaya uygun biçimde hazırlanması teknik hukuki değerlendirme gerektirebilir.
ANKARA İCRA TAKİBİ AVUKATIYLA NASIL İLETİŞİME GEÇİLİR?
İlamsız icra takibi, ödeme emrine itiraz, itirazın iptali, itirazın kaldırılması, haciz, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında hukuki değerlendirme almak için Avukat Özkan Karaaslan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Bu sayfada yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. İcra takiplerindeki süreler ve başvuru yolları takip türüne ve somut olayın özelliklerine göre değişebilir. Buradaki bilgiler somut bir uyuşmazlık hakkında hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.
© 2025 Özkan Karaaslan Avukatlık, Danışmanlık & Arabuluculuk. İçeriklerin izinsiz kullanımı yasaktır.


