top of page
transparan 3.PNG

ÖZKAN

AVUKATLIK, DANIŞMANLIK & ARABULUCULUK

0 (542) 612 75 43

Ankara Boşanma ve Nafaka Avukatı | Avukat Özkan Karaaslan

 

Boşanma ve Nafaka Hakkında Sık Sorulan Sorular

 

Boşanma davalarında nafaka, velayet ile maddi ve manevi tazminat talepleri tarafların ekonomik ve kişisel geleceğini doğrudan etkileyebilir. Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakasının koşulları birbirinden farklıdır.

 

Nafakanın miktarı belirlenirken tarafların gelirleri, yaşam koşulları, kusur durumu ve çocukların ihtiyaçları birlikte değerlendirilir.

 

Ankara boşanma ve nafaka avukatı olarak Avukat Özkan Karaaslan, boşanma süreci ve nafaka talepleri hakkında sık sorulan soruları genel hukuki bilgiler ve Yargıtay kararları çerçevesinde aşağıda açıklamaktadır.

​

Boşanma Davasında Hangi Nafaka Türleri Talep Edilebilir?

​

Boşanma davasında somut olayın koşullarına göre tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası talep edilebilir.

​

Tedbir nafakası, boşanma davası devam ederken eşin veya çocukların geçimini sağlamak amacıyla hükmedilen geçici bir nafakadır. İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması için ödenir. Yoksulluk nafakası ise boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan taraf lehine hükmedilebilir.

​

Nafaka türünün ve miktarının belirlenmesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile çocukların ihtiyaçları dikkate alınır.

​

Tedbir Nafakası Nedir ve Ne Zaman Talep Edilebilir?

​

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerin ve çocukların geçimini korumak amacıyla hükmedilen geçici bir nafaka türüdür. Mahkeme, davanın açılmasından itibaren gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alabileceği gibi taraflardan birinin talebi üzerine de tedbir nafakasına karar verebilir.

​

Tedbir nafakasına karar verilirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, düzenli gelirleri, yaşam koşulları ve çocukların ihtiyaçları değerlendirilir. Bu aşamada kusur durumu kural olarak belirleyici değildir. Tedbir nafakası, boşanma kararının kesinleşmesine kadar devam edebilir.

​

Yoksulluk Nafakası Kimlere Verilir?

​

Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru diğer eşten daha ağır olmamak şartıyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında yoksulluk nafakası talep edebilir. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şart değildir.

​

Mahkeme; tarafların gelirlerini, mal varlıklarını, çalışma olanaklarını, yaşlarını, sağlık durumlarını ve boşanma sonrasındaki yaşam koşullarını birlikte değerlendirir. Düzenli gelire sahip olmak, her durumda yoksulluk nafakasına engel değildir. Gelirin temel ihtiyaçları karşılamaya yeterli olup olmadığı somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

​

İştirak Nafakası Nedir ve Kim Tarafından Ödenir?

​

İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen anne veya babanın, çocuğun bakım, eğitim, sağlık, barınma ve diğer zorunlu giderlerine mali gücü oranında katılmasını sağlayan nafakadır.

​

Mahkeme iştirak nafakasının miktarını belirlerken çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık ihtiyaçları, alıştığı yaşam koşulları ile anne ve babanın ekonomik durumlarını dikkate alır. Çocuğun üstün yararı temel ölçüttür.

​

İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olmasına rağmen eğitimini sürdürüyorsa, koşulları bulunması hâlinde eğitim tamamlanıncaya kadar yardım nafakası talep edebilir.

​

Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?

​

Nafaka miktarı için kanunda sabit bir tutar veya herkese uygulanabilecek belirli bir oran bulunmamaktadır.

 

Mahkeme, her dosyanın özelliklerine göre hakkaniyete uygun bir miktar belirler.

Değerlendirmede tarafların gelirleri, mal varlıkları, düzenli giderleri, yaşam standartları, sağlık durumları ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler dikkate alınır. Çocuk için iştirak nafakası belirlenirken ayrıca çocuğun yaşı, eğitim giderleri ve özel ihtiyaçları değerlendirilir.

​

Tarafların gerçek ekonomik durumlarının ortaya çıkarılması amacıyla maaş kayıtları, SGK bilgileri, banka hesapları, tapu ve araç kayıtları gibi deliller incelenebilir.

​

Nafaka Miktarı Sonradan Artırılabilir veya Azaltılabilir mi?

​

Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında önemli bir değişiklik meydana gelmesi veya mevcut nafaka miktarının hakkaniyete aykırı hâle gelmesi durumunda nafakanın artırılması ya da azaltılması talep edilebilir.

​

Nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının artması, çocuğun eğitim ve sağlık giderlerinin yükselmesi, enflasyon veya nafaka yükümlüsünün gelirinde artış olması nafaka artırım davasına dayanak oluşturabilir.

 

Nafaka yükümlüsünün gelirinde iradesi dışında ciddi azalma meydana gelmesi ya da ödeme gücünü etkileyen yeni koşulların ortaya çıkması ise nafakanın azaltılması talebine gerekçe olabilir.

Mahkeme, tarafların güncel ekonomik durumlarını ve değişen koşulları inceleyerek karar verir.

​

Nafaka Ödenmezse Ne Yapılabilir?

​

Mahkeme kararına veya onaylanmış anlaşmalı boşanma protokolüne rağmen nafakanın ödenmemesi hâlinde, nafaka alacaklısı ilamlı icra takibi başlatabilir.

​

Ödenmeyen nafaka tutarları, işlemiş faiziyle birlikte nafaka yükümlüsünden tahsil edilebilir.

​

Koşulları bulunması durumunda nafaka borçlusunun maaşına, banka hesaplarına, taşınır ve taşınmaz mallarına haciz uygulanabilir. Ayrıca cari nafakanın ödenmemesi nedeniyle icra ceza mahkemesine şikâyette bulunulması ve nafaka yükümlüsü hakkında tazyik hapsi kararı verilmesi gündeme gelebilir.

​

Hak kaybı yaşanmaması için nafaka alacağının dayandığı kararın ve ödenmeyen dönemlerin icra takibinde açıkça gösterilmesi önemlidir.

​

Nafaka Hangi Durumlarda Sona Erer?

​

Yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölmesi hâlinde kendiliğinden sona erer. Nafaka alacaklısının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi durumunda ise mahkeme kararıyla kaldırılabilir.

​

İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Ancak çocuk ergin olmasına rağmen eğitimine devam ediyorsa, koşulları bulunması hâlinde anne ve babasından eğitim süresince yardım nafakası talep edebilir.

​

Nafakanın kaldırılmasını gerektiren durumlarda, nafaka kendiliğinden sona ermemişse yetkili aile mahkemesinde dava açılması gerekir.

​

Çalışan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?

​

Bir eşin çalışıyor veya düzenli gelir elde ediyor olması, tek başına yoksulluk nafakası almasına engel değildir. Önemli olan, boşanma sonucunda elde ettiği gelirin zorunlu ve temel ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli olup olmadığıdır.

​

Mahkeme; eşin aylık gelirini, kira ve yaşam giderlerini, mal varlığını, çalışma gücünü ve tarafların evlilik süresindeki ekonomik koşullarını birlikte değerlendirir. Geliri kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunan eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmeyebilir.

​

Her nafaka talebi, tarafların güncel ekonomik ve sosyal durumları esas alınarak somut olayın özelliklerine göre karara bağlanır.

​

Yoksulluk Nafakası Süresiz Olarak mı Ödenir?

​

Türk Medeni Kanunu’na göre yoksulluk nafakası süresiz olarak talep edilebilir.

 

Ancak bu düzenleme, nafakanın her durumda ömür boyu ve değişmeden ödeneceği anlamına gelmez.

​

Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölmesi hâlinde nafaka kendiliğinden sona erer. Nafaka alacaklısının yoksulluktan kurtulması, evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması ya da kanunda belirtilen diğer koşulların oluşması durumunda nafakanın kaldırılması için dava açılabilir.

​

Tarafların ekonomik koşullarının değişmesi hâlinde nafakanın artırılması veya azaltılması da mahkemeden talep edilebilir.

​

Boşanma Davasından Sonra Yoksulluk Nafakası Talep Edilebilir mi?

​

Boşanma davası sırasında yoksulluk nafakası talep edilmemişse, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava açılarak nafaka istenebilir.

 

Ancak boşanmanın fer’î sonuçlarından doğan bu talep, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

​

Anlaşmalı boşanma protokolünde yoksulluk nafakasından açıkça feragat edilmiş olması, sonradan nafaka talep edilmesini etkileyebilir. Bu nedenle protokol hükümlerinin açık, ayrıntılı ve tarafların gerçek iradesini yansıtacak şekilde hazırlanması önemlidir.

​

Nafaka talebinin süresi ve hukuki dayanağı, boşanma kararının içeriğine ve somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

​

Nafaka Davası Hangi Mahkemede Açılır?

​

Nafaka talepleri, aile mahkemesinde ileri sürülür. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise dava, aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesinde görülür.

​

Boşanma davası devam ederken tedbir, iştirak veya yoksulluk nafakası aynı dava içinde talep edilebilir. Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılacak bağımsız nafaka davalarında ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

​

Ankara’da açılacak nafaka davalarında görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi, dava sürecinde zaman ve hak kaybı yaşanmaması bakımından önem taşır.

​

Boşanma ve Nafaka Hakkında Yargıtay Kararları

​

Çalışan Eşin Yoksulluk Nafakası Alabilmesi

​

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 21.03.2018 tarihli, 2017/2-1584 Esas ve 2018/503 Karar sayılı kararı

 

Asgari ücret düzeyinde bir gelire sahip olmanın tek başına yoksulluk nafakası alınmasına engel oluşturmayacağını belirtmiştir.

​

Karara göre kişinin elde ettiği gelirin onu yoksulluktan kurtarmaya yeterli olup olmadığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yaşam koşulları birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. Elde edilen gelir, hükmedilecek nafakanın miktarının belirlenmesinde de dikkate alınmalıdır.

​

İştirak Nafakasının Miktarının Belirlenmesi

​

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11.03.2015 tarihli, 2013/3-1539 Esas ve 2015/1007 Karar sayılı kararı

 

iştirak nafakasının çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın yaşam koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini açıklamıştır.

​

Kararda çocuğun yaşı, eğitim durumu, okul giderleri, bakım ve barınma ihtiyaçları ile tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Koşulların sonradan değişmesi hâlinde iştirak nafakasının artırılması, azaltılması veya kaldırılması talep edilebilir.

​

Fiilen Evli Gibi Yaşayan Eşin Yoksulluk Nafakası

​

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 01.10.2015 tarihli, 2015/2821 Esas ve 2015/17192 Karar sayılı kararı

 

Nafaka alacaklısının başka bir kişiyle evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşamasının yoksulluk nafakasının kaldırılması sebebi olduğunu belirtmiştir.

​

Karara göre bu durumun boşanma davası devam ederken gerçekleşmesi de yoksulluk nafakasına hükmedilmesine engel olabilir. Ancak birlikte yaşamanın süreklilik taşıdığı ve evlilik benzeri bir birliktelik oluşturduğu, somut ve hukuka uygun delillerle kanıtlanmalıdır.

​

Ankara Boşanma ve Nafaka Avukatı Avukat Özkan Karaaslan

​

Boşanma ve nafaka uyuşmazlıklarında tarafların ekonomik durumlarının doğru belirlenmesi, taleplerin süresinde ileri sürülmesi ve delillerin eksiksiz sunulması önemlidir.

 

Her dava, tarafların kusur durumuna, gelirlerine, çocukların ihtiyaçlarına ve olayın kendine özgü koşullarına göre değerlendirilir.

​

Ankara’da boşanma, tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ile nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması davaları hakkında hukuki bilgi almak için Avukat Özkan Karaaslan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

​

Bu sayfadaki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık veya somut bir dava hakkında kesin sonuç garantisi oluşturmaz.

​

Hukuki Danışmanlık ve İletişim

​

Boşanma ve nafaka davaları hakkında hukuki destek almak, mevcut durumunuzu değerlendirmek ve izlenebilecek hukuki yolları öğrenmek için Ankara Avukatı Avukat Özkan Karaaslan ile iletişime geçebilirsiniz.

​​

​

​

​

​​​​​​​​

61a5986e-367d-4d69-8bbe-034f33654af2.JPG.png

© 2025 Özkan Karaaslan Avukatlık, Danışmanlık & Arabuluculuk. İçeriklerin izinsiz kullanımı yasaktır.

İLETİŞİM

Özkoç Sitesi 8/27 Gizem Sokak, Dodurga MahallesiTürkkonut ÇAYYOLU/ÇANKAYA/ANKARA

ADRES:

TEL NO: 

0 542 612 75 43

MAIL:

© 2026 Özkan Karaaslan Avukatlık, Danışmanlık & Arabuluculuk. İçeriklerin izinsiz kullanımı yasaktır.

bottom of page