top of page
transparan 3.PNG

ÖZKAN

AVUKATLIK, DANIŞMANLIK & ARABULUCULUK

0 (542) 612 75 43

Ankara İş Kazası Avukatı | Avukat Özkan Karaaslan

İş Kazaları Hakkında Sık Sorulan Sorular ve Yargıtay Kararları

​

İş kazaları; çalışanların bedensel ve ruhsal bütünlüğünü etkileyebilen, maddi ve manevi zararların yanı sıra sosyal güvenlik ve ceza hukuku bakımından da önemli sonuçlar doğurabilen olaylardır. İş kazasının SGK’ye bildirilmesi, kusur oranlarının belirlenmesi, sürekli iş göremezlik durumunun tespiti ve tazminat taleplerinin süresinde ileri sürülmesi hak kayıplarının önlenmesi bakımından önem taşır.

​

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan; iş kazasının tespiti, maddi ve manevi tazminat davaları, destekten yoksun kalma tazminatı, işverenin hukuki sorumluluğu ve SGK işlemleri konusunda hukuki destek sunmaktadır. Her iş kazası, meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları dikkate alınarak kendi koşulları içerisinde değerlendirilmelidir.

​

İş Kazası Nedir?

​

İş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle veya görevlendirme kapsamında meydana gelen ve sigortalıyı hemen ya da sonradan bedensel veya ruhsal olarak zarara uğratan olaydır.

​

İşçinin işveren tarafından başka bir yere gönderildiği sırada yaşadığı kazalar, işverence sağlanan araçla işe götürülüp getirilirken meydana gelen kazalar ve emziren kadın çalışanın süt izni sırasında uğradığı kazalar da kanundaki koşulların bulunması hâlinde iş kazası sayılabilir.

​

Bir olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığı; olayın meydana geldiği yer, yapılan işle bağlantısı, taraflar arasındaki çalışma ilişkisi ve mevcut deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

 

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan, olayın iş kazası olarak tespiti ve buna bağlı hukuki hakların kullanılması sürecinde destek sunmaktadır.

​

İş Kazası SGK’ye Kaç Gün İçinde Bildirilmelidir?

​

İşveren, meydana gelen iş kazasını kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdür. Kaza işverenin kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmişse üç iş günlük süre, işverenin kazayı öğrendiği tarihten itibaren başlar.

​

İş kazasının süresinde bildirilmemesi hâlinde işveren hakkında idari para cezası uygulanabileceği gibi, SGK tarafından yapılan bazı ödemelerin işverenden tahsil edilmesi de gündeme gelebilir. Ayrıca işveren, kazayı derhâl yetkili kolluk birimlerine bildirmelidir.

​

İşverenin bildirim yapmaması, olayın iş kazası olma niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İşçi veya hak sahipleri, gerekli koşulların bulunması hâlinde SGK’ye başvurabilir ve iş kazasının tespiti için dava açabilir.

 

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan, bildirim ve iş kazasının tespiti süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.

​

İşveren İş Kazasını Bildirmezse İşçi Ne Yapmalıdır?

 

İşverenin iş kazasını SGK’ye bildirmemesi hâlinde işçi veya hak sahipleri, olayı doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirebilir. Başvuru sırasında hastane kayıtları, iş göremezlik raporları, tanık anlatımları, kolluk tutanakları, işyeri kayıtları, kamera görüntüleri ve kazayı gösteren diğer belgeler sunulabilir.

​

SGK tarafından yapılan inceleme sonucunda olayın iş kazası olduğu kabul edilmezse veya işveren kazanın işyerinde meydana geldiğini inkâr ederse, iş kazasının tespiti davası açılması gerekebilir. Tespit davasında olayın iş ilişkisi kapsamında meydana geldiğinin somut delillerle ortaya konulması önem taşır.

​

İşçinin işverenden veya SGK’den bağımsız olarak hastanede olayın iş kazası olduğunu açıkça belirtmesi ve düzenlenen belgelerin bir örneğini saklaması ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda önemlidir.

 

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan, iş kazasının bildirilmesi ve hukuki niteliğinin tespiti sürecinde destek sunmaktadır.

​

İş Kazası Nedeniyle Hangi Tazminatlar Talep Edilebilir?

​

İş kazası sonucunda yaralanan işçi; tedavi giderlerini, çalışma gücünün azalması veya tamamen kaybedilmesinden doğan zararlarını, kazanç kaybını ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklanan zararlarını talep edebilir. Kazanın işçi üzerinde oluşturduğu bedensel ve ruhsal etkiler nedeniyle manevi tazminat isteminde de bulunulabilir.

​

İş kazasının ölümle sonuçlanması hâlinde; cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücü kaybından doğan zararlar ve ölen kişinin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelebilir. Ölen işçinin yakınları, olayın koşullarına göre manevi tazminat da talep edebilir.

​

Tazminat miktarı; işçinin yaşı, ücreti, mesleği, kusur oranı, maluliyet durumu ve kazanın ekonomik geleceğine etkisi dikkate alınarak hesaplanır.

 

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan, talep edilebilecek tazminatların ve sorumlu kişilerin belirlenmesi sürecinde hukuki destek sunmaktadır.

​

İş Kazası Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?

​

İş kazası nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davası, kural olarak gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almayan ve kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan işverene karşı açılır. İşyerinde asıl işveren–alt işveren ilişkisi bulunması hâlinde, somut olayın özelliklerine göre her iki işverenin de sorumluluğu gündeme gelebilir.

​

Kazanın oluşumunda işveren dışında üçüncü bir kişinin veya başka bir şirketin kusuru bulunuyorsa dava bu kişi veya kuruluşlara da yöneltilebilir. Birden fazla sorumlunun bulunması hâlinde sorumluluklarının niteliği, kusur durumları ve aralarındaki hukuki ilişki ayrıca değerlendirilir.

 

Davanın doğru kişilere yöneltilmesi, hak kaybının ve yargılama süresinin uzamasının önlenmesi bakımından önemlidir.

 

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan, işverenlik ilişkilerinin ve kazadan sorumlu tarafların belirlenmesi konusunda hukuki destek sunmaktadır.

​

İş Kazası Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?

​

İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde dava, iş mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesinde görülür.

​

Dava; davalı işverenin yerleşim yerindeki, işin veya işlemin yapıldığı yerdeki ya da iş kazasının meydana geldiği yerdeki iş mahkemesinde açılabilir. İş kazası nedeniyle bedensel zarar veya ölüm meydana gelmişse zarar gören işçinin ya da ölen işçinin hak sahiplerinin yerleşim yerindeki iş mahkemesi de yetkili olabilir.

​

İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile iş kazasının tespiti davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir. Görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi için olayın ve tarafların durumunun birlikte değerlendirilmesi gerekir.

 

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan, iş kazası davalarının hazırlanması ve yürütülmesi sürecinde hukuki destek sunmaktadır.

 

İş Kazası Tazminat Davasında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

​

İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı süresi kural olarak on yıldır. Bu süre genel olarak iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

​

Ancak işçinin maluliyet durumunun zaman içinde gelişmesi, zararın kapsamının daha sonra kesinleşmesi veya kazaya neden olan eylemin aynı zamanda suç oluşturması hâlinde zamanaşımının başlangıcı ve uygulanacak süre farklı değerlendirilebilir. Ceza hukukunda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörüldüğü durumlarda bu sürenin tazminat taleplerine etkisi de ayrıca incelenmelidir.

​

Zamanaşımı hesaplaması somut olayın özelliklerine göre değişebileceğinden, dava açılmasının son günlere bırakılmaması önemlidir.

 

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden dosyanın değerlendirilmesi konusunda hukuki destek sunmaktadır.

​

İş Kazasında Kusur Oranları Nasıl Belirlenir?

​

İş kazasında kusur oranları; kazanın meydana geliş biçimi, işverenin aldığı iş sağlığı ve güvenliği önlemleri, işçiye verilen eğitimler, kullanılan ekipmanlar, denetim yükümlülüğü ve işçinin davranışları birlikte değerlendirilerek belirlenir.

​

Mahkeme; SGK inceleme raporlarını, kolluk tutanaklarını, tanık beyanlarını, kamera görüntülerini, iş güvenliği belgelerini ve diğer delilleri topladıktan sonra iş güvenliği konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alabilir. Bilirkişi raporunda işverenin, işçinin ve varsa üçüncü kişilerin mevzuata aykırı davranışları ile kazaya etkileri ayrı ayrı incelenmelidir.

​

İşçinin kazada kusurlu bulunması, işverenin sorumluluğunu her durumda tamamen ortadan kaldırmaz; ancak hükmedilecek tazminat miktarını etkileyebilir.

 

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan, kusur raporlarının incelenmesi ve gerekli itirazların hazırlanması sürecinde hukuki destek sunmaktadır.

​

İşçinin Kusurlu Olması Tazminat Almasına Engel midir?

​

İşçinin iş kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunması, tazminat hakkını her durumda tamamen ortadan kaldırmaz. İşverenin gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması, uygun ekipman sağlamaması, eğitim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde işverenin sorumluluğu devam edebilir.

​

İşçiye yüklenen kusur oranı, hesaplanan maddi tazminattan indirim yapılmasına neden olabilir. Ancak işçinin davranışının kazanın meydana gelmesinde tek ve belirleyici neden olması durumunda, olayın koşullarına göre işverenin sorumluluğunun azalması veya tamamen ortadan kalkması gündeme gelebilir.

​

Kusur değerlendirmesi yalnızca kazanın sonucuna bakılarak değil, işverenin önlem alma yükümlülüğü ve olayın bütün koşulları incelenerek yapılmalıdır.

 

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan, kusur oranlarının tazminat taleplerine etkisinin değerlendirilmesi konusunda hukuki destek sunmaktadır.

​

İş Kazasında Maluliyet Oranı Nasıl Belirlenir?

​

İş kazası sonucunda işçinin meslekte kazanma gücünde meydana gelen kayıp, yetkili sağlık kuruluşları tarafından düzenlenen raporlar ve ilgili mevzuat hükümleri esas alınarak belirlenir. Değerlendirmede yaralanmanın niteliği, kalıcı etkileri, işçinin yaşı, mesleği ve çalışma gücüne etkisi dikkate alınır.

​

SGK tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik oranına itiraz edilmesi hâlinde dosya Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca incelenebilir. Uyuşmazlığın mahkemeye taşınması durumunda Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin ilgili kurullarından rapor alınması da gündeme gelebilir.

 

Sağlık raporları arasında çelişki bulunması hâlinde bu çelişkinin giderilmesi ve kesin maluliyet oranının belirlenmesi gerekir. Belirlenecek oran, sürekli iş göremezlik geliri ile maddi tazminat hesabını doğrudan etkileyebilir.

 

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan, sağlık kurulu raporlarına itiraz ve maluliyet oranının tespiti süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.

​

İş Kazasında Sürekli İş Göremezlik Geliri Hangi Şartlarda Bağlanır?

 

İş kazası sonucunda sigortalının meslekte kazanma gücünü en az yüzde 10 oranında kaybettiğinin SGK tarafından yetkilendirilen sağlık kurullarınca tespit edilmesi hâlinde sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilir.

​

Sürekli iş göremezlik geliri için belirli bir prim ödeme günü veya sigortalılık süresi şartı aranmaz. Sigortalının tamamen çalışamaz duruma gelmesi hâlinde sürekli tam iş göremezlik; meslekte kazanma gücünün belirli bir kısmını kaybetmesi hâlinde ise sürekli kısmi iş göremezlik geliri söz konusu olur.

​

Bağlanacak gelirin miktarı; sigortalının kazancı, iş göremezlik oranı ve başka birinin sürekli bakımına muhtaç olup olmadığı gibi unsurlara göre hesaplanır. SGK’nin oran veya gelir hesabına karşı ilgili itiraz ve dava yollarına başvurulabilir.

 

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan, sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanması ve SGK işlemlerine itiraz süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.

​

İş Kazası Ölümle Sonuçlanırsa Yakınları Hangi Haklara Sahiptir?

​

İş kazasının ölümle sonuçlanması hâlinde ölen işçinin eşi, çocukları ve kanunda belirtilen koşulları taşıyan anne ve babası SGK’den ölüm geliri talep edebilir. Hak sahiplerine ayrıca koşulları bulunuyorsa cenaze ödeneği ve evlenme ödeneği gibi sosyal güvenlik yardımları da yapılabilir.

 

Ölen işçinin yaşarken düzenli olarak destek sağladığı kişiler, sorumlu işveren ve diğer sorumlulara karşı destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Ölüm hemen gerçekleşmemişse kazadan ölüm tarihine kadar oluşan tedavi giderleri ve çalışma gücü kaybından doğan zararlar da istenebilir.

​

Ölen işçinin yakınları, yaşadıkları elem ve üzüntü nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunabilir. Talep edilebilecek hakların belirlenmesinde akrabalık ilişkisinin yanında fiilî destek ilişkisi ve olayın koşulları da önem taşır.

 

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan, ölümle sonuçlanan iş kazalarında hak sahiplerinin tazminat ve SGK taleplerinin yürütülmesi konusunda hukuki destek sunmaktadır.

​

Yargıtay Kararları Işığında İş Kazaları

​

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2026/6276 Esas, 2026/5229 Karar sayılı ve 21.04.2026 tarihli kararı

​

iş kazası nedeniyle uğranılan maddi zararın hesaplanmasında, işlemiş dönem sonunun hüküm tarihine en yakın zamana kadar ilerletilmesi ve bu dönemde gerçekleşen asgari ücret artışlarının hesaplamaya yansıtılması gerektiği belirtilmiştir.

,

Daire, güncel ücret artışlarını içermeyen hesap raporunun hükme esas alınmasını hatalı bulmuş; işçinin gerçek zararının güncel veriler kullanılarak belirlenmesi amacıyla denetime elverişli yeni bir aktüerya raporu alınması gerektiğine karar vererek hükmü bozmuştur.

​

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2022/5500 Esas, 2023/428 Karar sayılı ve 17.01.2023 tarihli kararı

 

 iş kazası sonucunda oluşan sürekli iş göremezlik oranının hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

​

Daire; maluliyet oranına itiraz bulunması hâlinde öncelikle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan, ardından Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. Alınan raporlar arasında çelişki bulunması durumunda ise çelişkinin Adli Tıp Kurumu üst kurulundan rapor alınarak giderilmesi ve kesinleşen maluliyet oranına göre karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

​

İşçinin Gerçek Ücreti Nasıl Belirlenir?

​

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2022/5500 Esas, 2023/428 Karar sayılı ve 17.01.2023 tarihli kararı

 

ücret tespitine ilişkin bölümünde; işçinin yaptığı iş ve mesleki niteliği gözetilmeden asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması hatalı bulunmuştur.

​

Yargıtay; işçinin kaza tarihindeki işi, yaşı ve kıdeminin dikkate alınmasını; TÜİK, ilgili bakanlıkların rayiç ücretleri ve işçinin sendikalı olmaması hâlinde sendikalar dışındaki meslek kuruluşlarından emsal ücret araştırması yapılmasını istemiştir. Maddi tazminat hesabı, araştırma sonucunda belirlenen gerçek ücret üzerinden yapılmalıdır.

​

İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülüğü

​

İşveren; işyerinde çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak, mesleki riskleri belirlemek, gerekli eğitimleri vermek, uygun koruyucu ekipmanları sağlamak ve alınan önlemlere uyulup uyulmadığını denetlemekle yükümlüdür.

​

İş kazası davalarında yalnızca alınmış önlemlerin bulunması yeterli değildir. Bu önlemlerin fiilen uygulanıp uygulanmadığı ve işveren tarafından etkin biçimde denetlenip denetlenmediği de araştırılmalıdır. İşverenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi, kusur oranının ve tazminat sorumluluğunun belirlenmesinde dikkate alınır.

​

İş Kazasında Kaçınılmazlık Nasıl Değerlendirilir?

​

Kaçınılmazlık; işverenin ve işçinin alabileceği bütün önlemler alınmasına rağmen iş kazasının önlenememesi hâlidir. Bir olayın yalnızca beklenmedik biçimde gerçekleşmesi, kendiliğinden kaçınılmazlık olarak kabul edilmesi için yeterli değildir.

​

İş kazasının meydana gelmesinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksikliği, eğitim veya denetim yetersizliği bulunuyorsa kaçınılmazlıktan söz edilemez. Bu nedenle mahkeme tarafından olayın gerçekleşme biçimi, alınması gereken önlemler ve tarafların kusur durumları uzman bilirkişiler aracılığıyla ayrıntılı biçimde incelenmelidir.

​

İlliyet Bağını Kesen Nedenler

​

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012/21-1121 Esas, 2013/386 Karar sayılı ve 20.03.2013 tarihli kararı

 

işverenin iş kazasından sorumluluğunun doğabilmesi için olay ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır.

​

Mücbir sebep, zarar gören işçinin ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusuru illiyet bağını kesebilir. İlliyet bağının kesildiğinin kanıtlanması hâlinde işverenin meydana gelen zarardan sorumlu tutulması mümkün değildir.

​

Üçüncü Kişinin Tam Kusuru İşverenin Sorumluluğunu Etkiler mi?

​

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 1996/3113 Esas, 1996/2377 Karar sayılı ve 16.05.1996 tarihli kararı

 

işçileri taşıyan araca ters yönden gelen başka bir aracın tamamen kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kaza değerlendirilmiştir.

Yargıtay, kazanın üçüncü kişinin yüzde yüz kusuruyla meydana gelmesi nedeniyle işveren yönünden illiyet bağının kesildiğini ve işverenin zarardan sorumlu tutulamayacağını kabul etmiştir.

​

Asıl İşveren ile Alt İşveren Birlikte Sorumlu mudur?

​

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2018/404 Esas, 2018/1141 Karar sayılı ve 13.02.2018 tarihli kararı

 

Alt işveren işçisinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlardan asıl işveren ile alt işveren birlikte sorumludur.

​

İşçi veya işçinin ölümü hâlinde hak sahipleri, tazminat davasını asıl işveren ve alt işverene birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene ya da yalnızca alt işverene karşı da açabilirler.

​

Ankara İş Kazası Avukatı Avukat Özkan Karaaslan

​

İş kazasının gerçekleşme biçimi, tarafların kusur oranları, işçinin gerçek ücreti, maluliyet durumu ve işveren tarafından alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemleri her dosyada ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Eksik araştırma veya hatalı hesaplama, maddi ve manevi tazminat miktarını doğrudan etkileyebilir.

​

Ankara iş kazası avukatı Avukat Özkan Karaaslan; iş kazasının tespiti, kusur ve maluliyet incelemeleri, maddi ve manevi tazminat davaları, destekten yoksun kalma tazminatı ve SGK işlemleri konusunda hukuki destek sunmaktadır.

​

​

​

​

​

​

​

​

61a5986e-367d-4d69-8bbe-034f33654af2.JPG.png

© 2025 Özkan Karaaslan Avukatlık, Danışmanlık & Arabuluculuk. İçeriklerin izinsiz kullanımı yasaktır.

İLETİŞİM

Özkoç Sitesi 8/27 Gizem Sokak, Dodurga MahallesiTürkkonut ÇAYYOLU/ÇANKAYA/ANKARA

ADRES:

TEL NO: 

0 542 612 75 43

MAIL:

© 2026 Özkan Karaaslan Avukatlık, Danışmanlık & Arabuluculuk. İçeriklerin izinsiz kullanımı yasaktır.

bottom of page